Elif ceylan

Dönüyor musunuz? - Ah kalbim, yeterince taşıdın, Umudunu korudun: Açık tut kapılarını yeni dostlarına! Eskileri bırak! Bırak anıları! Bir zamanlar gençtin sen, şimdi – daha iyi gençsin!
Sayfa 234
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
284 Muazzam ve gururlu bir aldırışsızlık içinde yaşamak; hep öbür tarafta -. Duygulanımlara, lehte ya da aleyhte duruş-lara tam bir keyfîlikle sahip olmak ya da olmamak, onlara tenezzül etmek, saatlerce; onların üzerine oturmak, bir atın, çoğu zaman da bir eşeğin üzerine oturur gibi: - on-ların aptallığından yararlanmayı da ateşinden yararlanmak kadar iyi bilmek. Elinde üç yüz tane ön plan olmak; bir de siyah gözlük: çünkü hiç kimsenin ne gözlerimize ne de "derin"imize bakmaması gereken durumlar vardır. Bir de şu hınzır ve neşeli kötü alışkanlığı, nezaketi dost edinmek. Ken-di erdemlerinin, cesaretin, kavrayışın, duygudaşlığın, yal-nızlığın efendisi olmak. Çünkü yalnızlık bir erdemdir bizde, insan insana dokunuşlardaki - "toplumdaki" – gibi kaçınıl-maz-pisliğin söz konusu olması gerektiğini ele veren yücel-tilmiş bir temizlik eğilimi ve dürtüsüdür. Her türlü topluluk, bir biçimde, bir yerde, günün birinde - "bayağı"laştırır
Sayfa 223
Büyük bir dinsel zorbalık merdiveni vardır, çoktur basa. makları; ama bunlardan üç tanesi en önemlileridir. İnsan bir zamanlar tanrısına insanları, belki de en sevdiklerini kurban ederdi, - tarih öncesindeki tüm dinlerde ilk doğan çocuğun kurban edilmesi buna dâhildir; İmparator Tiberius'un Cap-ri Adası'ndaki Mitras mağarasında kurban edilmesi, Roma çağdışılıklarının en tüyler ürperticisi de buna dâhildir. Son-ra insanlığın ahlaki döneminde, insan sahip olduğu en güç-lü içgüdüyü, "doğasını" kurban etti tanrısına; keşişin, bu inanmış "doğallık-karşıtı"nın salim bakışında bu şölen neşesi parıldıyor. Nihayet: ne kaldı geriye kurban edecek? Sonunda her türlü avutucu, kutsal, iyileştirici olanı, her türlü umudu, gizli uyuma, gelecekteki mutluluklara ve ada-letlere duyulan her türlü umudu, her türlü inancı kurban etmek gerekmez miydi? Tanrının kendisini kurban etmek ve kendi kendine zorbalıkla, taşa, aptallığa, ağırlığa, kade-re, hiçliğe tapınmak gerekmez miydi? Hiçe karşılık tanrıyı kurban etmek son zalimliğin bu paradoks gizemi, şimdi gelmekte olan kuşağa saklandı: hepimiz şimdiden birazını biliyoruz bunun.
Sayfa 64

Elif ceylan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·140 syf.·
2025 11. kitabı
Zülfü Livaneli
7.8/10 · 36,6bin okunma
Balıkçı ve oğlu üzerine söyleyişi
8 milyara yakın insan, hepimizi köleleştiren bir kapita-list diktatörlüğün saldırısı altındayız. Daha önceki çağlarda köleler ayaklarındaki prangadan köle olduklarını anlıyordu. Modern köleler ise kendini özgür sanıyor, çünkü beynine ge-çirilmiş prangaları göremiyor. Dünya, kapitalistlerin, halkı-nı soyan diktatörlerin, yolsuz bürokratların korkunç hırsına engel olamazsa, göçler de sürecek, terörizm de, isyanlar da. Bir insanın, şirketinin trilyon dolar etmesi bir yana, kişisel hesabında 700-800 milyar dolar gibi bir para bulunmasının anlamı ne? Artı değeri sömürerek edindiği bu servet, eskiden olduğu gibi altın vs de değil, o parayı bile görmüyor. Sade-ce bilgisayar ekranında sıfırlar, sıfırlar, sıfırlar. Bütün kavga, dünya nüfusunun mahvolması, bebeklerin ölmesi pahasına o soyut sıfırları artırmak. Bana göre bu bir suçtur; devletlerin, belli bir limitin üstündeki kişisel servetlere izin vermemesi, düzgün vergi yasalarıyla sosyal adaleti düzenlemesi gerekir. Devlet bunun için var.
Sayfa 132·Kitabı okudu