Elif ceylan

Elif ceylan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·182 syf.·
2026 6. kitabı
Hal Edward Runkel
7.7/10 · 1.949 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Çünkü zaten kendimize iyi davranmak gibi bir şeye en baştan hakkımız olmadığına inanıyoruz. Kendimizi sevmek ve buna veri-lecek emek bize bencilce ve narsistik geliyor. Fakat asıl bencilce olan şu: Başkaları için kendimizi feda etmek ve devam edebilmek için gizliden gizliye onların onayına ihtiyaç duymak. Narsisizm kendine odaklanmak değildir. Herkesin ve her şeyin size odaklanmasını beklemektir. Aksine gerçek sevgi, "Kendimi senin yararın için seviyorum" aşaması, başkalarına gerçekten yararlı olmanın peşindedir. Kendi-ni seven biri başkaları tarafından fark edilmeyi ve sevilmeyi bekle-mez. Ve kendine iyi baktığı için başkalarının, özellikle de çocukla-rının bunu yapmasına ihtiyaç duymaz. Ve bu hem kendinizi hem başkalarını sevmek anlamına gelir.
Sayfa 160·Kitabı okudu
Hıristiyan Havarilerden Paul bir noktada, "Sonuçta kim-se bedeninden nefret etmedi," der. Bu, o zamanda ve o kültürde mantıklıydı. Peki şimdi bedeninden nefret etmeyen kimse tanıyor mu-sunuz? Pek az olduğuna eminim. Vücut resimleri o kadar yay-gın ki kendimizi kıyaslama ve nefretten alıkoymamız neredeyse imkânsız. Dalai Lama 1990'larda Batılı psikolog ve psikiyatristlerin "kendinden nefret"ten bahsettiği bir konferansa katıldı. İlk birkaç saati doktorları dinlemekle geçirdi ve İngilizcesinin onu yanılttığını düşündü. Kendisine ve diğerlerine sordu, "Gerçekten "kendinden nefret" mi diyorlar?" Ve Doğu felsefesinde ve politikasında kendinden nefret etme fikrine yer olmadığını anlattı. Fakat doktorlar bu durumdan Batı'da çok yaygın ve bulaşıcı bir hastalık-tan bahseder gibi bahsediyordu. Dalai Lama bu deneyimi aklında nereye koyacağını bilemedi. Fakat biz biliyoruz. Hatta çok iyi biliyoruz. Ve en yıkıcı şekilde kendimizden nefret ediyoruz. Üstelik bu nefretle kendimizi değiştirmeye çalışıyoruz. Fazla kilo konusuna dönelim. Austin Powers filmindeki şişman İskoç karakter şöyle diyor: "Yiyorum çünkü mutsuzum. Mutsuzum çünkü yiyorum. Tam bir kısırdöngü." Kendinizden nefret etme noktasından yola çıkarak olumlu bir değişime varamazsınız. Sebebi basit. Değiştirmek istediğiniz dön-günün ta kendisi size kendinizi iyi hissettiriyor. Bunu bitirmek, size iyi gelen tek şeye son vermek gibi hissettiriyor. Bu yüzden de diyetlerimizi ve spor planlarımızı kendimiz sabote ediyoruz. Motivasyonumuz kendini sevmemek olduğunda, kendimizden daha da nefret edeceğimiz şekilde davranmamız kaçınılmaz. Bu bizim için iyi olsa bile.
Sayfa 160·Kitabı okudu
Çocuğunuza ne yemek istediğini ancak o satın alıyorsa sorabilirsiniz. - FRAN LEBOWITZ, YAZAR Annemin mönüsünde iki seçenek vardı: Ye ya da yeme. BUDDY HACKETT, KOMEDYEN
Nerede Duracağınızı Bilin Cocuklarımızın davranışlarını anlamak ve kategorize etmekle ilgili olarak bilmemiz gerekiyor. Gerçekte biz kendimize ve diğerlerine i isteklerimizin tamamen farklı şeylerden kaynaklandığını kesin cocuklarımızın kime ait olduğunu göstermek istiyoruz, Iste sorun tam da burada başlıyor. Onlar bize ait değiller. Onlar kendilerine ait. Onları bir davranış biçimine sıkıştırdığımızda potansiyellerini sınırlamış oluyoruz. Keşfetmelerine sınır koyuyoruz. Hayattaki en kesin şeyi onlardan almış oluyoruz: değişim. Nerede duracağınızı bilin. Yıllar önce dünyaya ilk geldiklerinde, onlara isimler verdik; işte işimiz burada bitiyor.
Sayfa 109·Kitabı okudu