Elif ceylan

Çocukluk yaşam köklerinin oluştuğu, inşa edildiği dönem. dir. Insan yaşamının en önemli dönemidir: Insanın anavatan çocukluğudur. Anne-baba olarak çocukluğun önemi üzerin de aranızda anlaşıyor olmanız önemlidir. Bambu ağacı yetiştiren bir çiftçinin öyküsü bana çocuklu. ğun önemini anlatıyor; sizlerle paylaşmak istiyorum. Çiftçi bambu ağacının tohumunu eker, gübreler ve sular. Mevsimler geçer ve birinci yıl tek bir filiz bile çıkmaz. Deneyimli çiftçi, tohumu gübreleyip, sulamaya devam eder. Yine mevsimler geçer ve ikinci yıl da bir şey değişmez. Üçüncü yıl, dördüncü yıl da böyle geçer. Hâlâ görünürde tek bir filiz bile yoktur. Sabırlı çiftçi, umut ve güven doludur; tohumu gübreleyip, sulamaya devam eder. Beşinci yılın sonlarına doğru bambu yeşermeye başlar ve altı hafta gibi kısa bir sürede yaklaşık 27 metre boyuna ulaşırBambu büyümeye devam eder ve bir kaç yıl içinde kırk metre-yi geçer. Şimdi size bir soru sorayım: Bambu ağacı 27 metre boyu-na altı haftada mı geldi? Dışarıdan öyle görünüyor, ama çiftçi bunun böyle olmadı-ğını biliyor. Bambu yeşermeden önce geçen beş yılın ve ve-rilmesi gereken emeğin farkında. Bildiği için sabırla, umutla ve şevkle emek verdi ve yapması gerekeni yaptı. Tohum beş yıl süresince büyük bir sabırla ve ısrarla sulanıp gübrelenme-seydi ağacın büyümesinden, hatta var olmasından, söz ede-bilir miydik?
Sayfa 111·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Anne veya baba çocuğu için evliliğinden fedakârlık yapmaya başlarsa, bun dan ne evlilik ne de çocuk yararlanır. Böyle bir durum far. kına varılıp düzeltilmezse hem evlilik hem de çocuk kaybe. dilir. Diyelim çocuk sorumsuz ve haftalık harçlığından daha fazla para harcıyor. Anne ya da baba, eşine haber vermeden çocuğun açığını kapatıyor. Bu gizli ilişki zamanla ailenin de. ğerler bütünlüğünü bozar ve kimseye yararı olmayan kötü bir alışkanlığa dönüşür. Aile değerlerinin yaşaması için "biz bilinci"nin sürekli korunması gerekir.Sözünü ettiğim "biz" kendimi, eşimi, çocuğumu, evlili-ğimi ve ailemi kapsayan bir bizdir. Kendi değerini keşfedip, kendine bakan, kendi gereksinmelerini "biz bilinci" içinde ciddiye alan anne ve babalar olgun insanlardır. Biz bilincinde anne ve babaların sayısı artıkça toplumsal barış ve özgürlük-çü demokrasinin güçleneceğine inanıyorum.
Sayfa 91·Kitabı okudu
Gergin, kaygılı, depresyona giren öğrencilerin özellikleri araştırıldığında ortaya şöyle bir tablo çıkıyor :Bu sorunu en çok yaşayanlar korumacı ve mükemmeliyetçi anne-baba-lar tarafından yetiştirilen çocuklar. Bu çocuklar belirsizliğe ta-hammül edemiyorlar, farklılıkları yönetemiyorlar, hep mü-kemmeliyetçi oldukları için hiçbir şeyi beğenemiyorlar, biraz zorlukla karşılaşınca hemen pes ediyorlar, kendi önceliklerine göre karar veremiyorlar, biraz sabredip zorluk çekerek ulaşa-bilecekleri hedeflere, o sabrı gösteremedikleri için ulaşamı-yorlar. Ve özgüvenlerini kaybederek depresyona giriyorlar.
Sayfa 49·Kitabı okudu
ABD de yapılan bir çalışmada anne-babalara şu soru soru-luyor: "Çocuğunuzun büyüdüğünü nasıl anlarsınız?" Verilen cevaplar şu dört başlık altında toplanıyor: 1. Davranışlarının sonuçlarından sorumluluk aldığında, 2. Anne ve babasıyla yetişkin tavrı içinde sohbet edebil-diğinde, 3. Kendi parasını yönetebilecek bilgi ve becerilere sahip olduğunda, 4. Hayatına yön verecek inanç ve değerlere başkasının et-kisi altında kalmadan kendisi karar verdiğinde
Sayfa 34·Kitabı okudu
Çocuklarınız sizin çocuklarınız değildir. Onlar Hayat'ın kendine duyduğu özlemin oğulları ve kızlarıdır. Onlar sizinle gelirler, ama sizden değil, Ve onlar sizinle birlikte olsalar bile, yine de size ait değildirler. Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil; Çünkü kendi düşünceleri vardır onların. Onların bedenlerine bir ev sunabilirsiniz, ruhlarına değil; Çünkü onların ruhları, sizin düşte bile ziyaret edemeyeceğiniz o geleceğin evinde yaşarlar. Onlara benzemeye çaba gösterebilirsiniz, ama onları kendinize benzetmeye kalkmayın. Çünkü hayat geriye gitmez ve dünle de hiç oyalanmaz. Siz yaysınız, çocuklarınız da bu yaylardan fırlatılan canlı oklar. Okçu sonsuza giden yoldaki hedefi görür ve oklarının hızlı ve uzağa gitmesi için tüm gücüyle gerer sizi. Onun elinde gerilmeniz sevinç nedeni olsun size; Çünkü o fırlatılan oku sevdiği gibi, elindeki sağlam yayı da sever. HALİL CİBRAN
Sayfa 26·Kitabı okudu