Elif ceylan

Papa II. Urban. Haçlı seferlerine gerekçe olarak Kudüs'te Hıristiyanlarca Hz. İsa'nın medfun olduğuna inanılan yere yapılan Kutsal Mezar (Holy Sepulchre) Kilise si'nin Fâtımî Sultanı Hakim-Biemrillah tarafından yıktırmasını ve Filistin'deki Hıristiyanlara baskı yapılmasını gösterir. Fâtımî sultanının, XI. yüzyılın başında giriştiği bu uygulama, hem Fâtımî hem de genel İslâm tarihi açısından istisnaî bir durumdur. Häkim'in eksantrik kişiliği, tarih ve biyografi kaynaklarında detaylı bir şekilde anlatılır. 1005 yılında Dârülilim adlı bilim merkezini kuran, Mescidü'l- Hâkim adlı büyük caminin inşasını tamamlayan Hakim, aynı zamanda Şiî İslâm'ının bir alt kolu olan Dürzîliğin ortaya çıkışında da etkin bir rol oynamıştır. Kutsal Mezar Ki- lisesi'ni yıktıran aynı Hâkim, birkaç yıl sonra yıktırdığı bazı kiliseleri yeniden yaptıracak ve Hıristiyanlara karşı tekrar müsamahalı politikalar izleyecektir. Papa II. Urban'ın çeliş- kilerle dolu Hâkim dönemini büyük bir fırsat olarak değer- lendirdiğinde şüphe yoktur.
Sayfa 64·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hz. Muhammed 630 yılında Mekke'yi fethettiğinde ilk olarak Kâbe'ye gider ve Kâbe'nin içindeki bütün putların kırılmasını emreder. Fakat bir resmin aynen bırakılmasını söyler. Bu resim, kucağında Hz. Îsâ bulunan Hz. Meryem figürüdür. Bu hadise, Hıristiyan ibadet yerlerinin koruma altına alınması için önemli bir tarihî referans olmuş ve Hz. Ömer'in Kudüs'e girdiği gün de uygulanmıştır. Öte yandan 631 yılında Nec- ran'dan Medine'ye gelen bir grup Hıristiyan, Hz. Muhammed tarafından ağırlanmış ve ibâdet vakitleri geldiğinde Medine Müslümanlarının dinî ve idarî merkezi olan Mescid-i Nebevi'nin içinde doğuya dönerek ibadet etmelerineizin verilmiştir.
Sayfa 53
İslâm filozoflarının etkisine kayıtsız kalamayan Roger Bacon (1214- 1294) gibi skolastik düşünürler, Fåråbî ve İbn Sina'nın aslında Hıristiyan olduğunu, gizlice vaftiz olduklarını ve sadece Müslümanların şiddetinden emin olmak için kendilerini zâhirde Müslüman olarak gösterdiklerini söyleyecektir Zira Bacon'a göre, Fârâbî ve İbn Sîna gibi birinci sınıf filozofların, İslâm gibi sapık ve irrasyonel bir dine mensup olması düşünülemezdi. İslâm dini ile İslâm kültürü arasındaki bu zıtlık ilişkisi, Orta Çağlardan günümüze kadar Batılı İslâm algısını belirlemeye devam edecektir. Böylece İslâm'ın teolojik, siyasî ve kültürel bir tehdit olarak algılanmasının temelleri, iki medeniyetin ilişkiye geçtiği VIII ve IX. yüzyıllarda atılmıştır. Bu yüzyıllar aynı zamanda İslâm ve Bi- zans toplumlarının sanıldığından daha fazla alışveriş hâlin- de olduğu bir dönemdir.
Sayfa 48·Kitabı okudu

Elif ceylan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·158 syf.·
2024 18. kitabı
Yaşar Kemal
8.4/10 · 12,4bin okunma