İslâm filozoflarının etkisine kayıtsız kalamayan Roger Bacon (1214- 1294) gibi skolastik düşünürler, Fåråbî ve İbn Sina'nın aslında Hıristiyan olduğunu, gizlice vaftiz olduklarını ve sadece Müslümanların şiddetinden emin olmak için kendilerini zâhirde Müslüman olarak gösterdiklerini söyleyecektir Zira Bacon'a göre, Fârâbî ve İbn Sîna gibi birinci sınıf filozofların, İslâm gibi sapık ve irrasyonel bir dine mensup olması düşünülemezdi. İslâm dini ile İslâm kültürü arasındaki bu zıtlık ilişkisi, Orta Çağlardan günümüze kadar Batılı İslâm algısını belirlemeye devam edecektir. Böylece İslâm'ın teolojik, siyasî ve kültürel bir tehdit olarak algılanmasının temelleri, iki medeniyetin ilişkiye geçtiği VIII ve IX. yüzyıllarda atılmıştır. Bu yüzyıllar aynı zamanda İslâm ve Bi- zans toplumlarının sanıldığından daha fazla alışveriş hâlin- de olduğu bir dönemdir.