Benim yaşadığım yoksulluk bana hıncı öğretmedi, tam tersine, belirli bir sadıklığı, bir de sessiz bağlılığı öğretti.Bunu unuttuğum olduysa, yalnız ben ve kusurlarım sorumluyuz, içinde doğduğum dünya değil.
Sayfa 23 - Can yayınları, Albert Camus·Kitabı okudu
Onu şimdi gördüğü durumda dile getirilemeyen bir elemle, Felix'e dair onu yiyip bitiren bir korkuyla dolmuş hissediyordu. Orada öldüğünü gördüğü kişi yeniden sevdiceğiydi. Bunun aslında ne anlama geldiğini birden yine kavradı.
Bu önüne geçilemez ve korkunç şeyle ilgili tüm keder üzerine üzerine geliyordu ve her şeyi yeniden anlıyordu, onunla birlikte ölüme yürümek istemiş olduğunu ve her şeyin telafisizce geride kalacağı o ânın çok yaklaşmış olduğunu...
Kalbine çöreklenmiş katı bir soğukluk, tüm gün ve gecelerin beyhudeliği onun için boğuk bir kavranamazlıkla iç içe geçmişti.
Ve şimdi, şimdi aslında durum hâlâ iyiydi. O hâlâ hayattaydı, nefes alıp veriyordu, belki de rüya görüyordu.
Fakat sonra hareketsizce orada yatacaktı, bir ölü olarak, onu gömeceklerdi ve toprağın altında, günlerin tekdüze geçeceği sessiz bir mezarlıkta çürürken derin derin dinlenecekti.
Marie ise yaşayacaktı, Felix'in yattığı sükût dolu mezarı aklının bir kenarında tutarken dışarıda insanların arasında olacaktı. O, Marie'nin sevmiş olduğu Felix!
Gözyaşları durmaksızın akıyordu...
Sayfa 171 - Ayrıntı, Arthur Schnitzler , Ölmek·Kitabı okudu
Kitaplar aptal olduğumuzu bize hatırlatmak için var. Onlar gösteri alayı caddeden geçerken Sezar'a "fani olduğunu hatırla Sezar," diyen muhafız kıtası gibiler. Çoğumuz ortalıkta koşturup herkesle konuşamayız, dünyanın bütün şehirlerini tanıyamayız; zamanımız, paramız veya o kadar çok arkadaşımız yoktur.
Senin aradığın şeyler dünyada Montag, ama sıradan insan onların yüzde doksan dokuzunu ancak bir kitapta görebilir. Garanti isteme. Tek bir şey, tek bir kişi veya makine ya da kütüphane tarafından kurtarılma arayışına da girme. Kendini kurtar, boğulursan da en azından kıyıya doğru gittiğini bilerek ölürsün.