Bir zamanlar hayattaki uçurumların nasıl ve nereden doğduğunu kavrayamıyordu. Aynı okula gidiyor, aynı üniformaları giyiyor, aynı dersleri görüyorlardı; ama bir anda bazı çocuklar arasında kapanmaz bir mesafe açılıyordu. Bizim anne babamız da para kazanıyor, beni de seviyorlar, o halde neden bu kadar fark var? Bu soru zihnini kemirmeye başladığında, sahip olmadıklarını parmaklarıyla sayma alışkanlığı edinmişti. Sonra bunu da bıraktı; el ve ayak parmakları hep kullansa da sayamayacağı kadar çok şey eksikti.