Elisa

Elisa
@Elissaa35
Non fui, fui, non sum, non curo
Ruh­lar konusunda hiç bilgim yok doğrusu; kendi düşlerimde yaşayıp gidiyorum, sen de bunu hissettin. Başkaları da düşlerde yaşıyor benim gibi ama kendi düşlerinde değil; aramızdaki ayrım da bu.
Sayfa 141 - Can Yayınları
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Dışımızda gördüğümüz şeyler, içimizdekilerin aynısıdır. İçimizdekinin dışında başka bir gerçek yoktur. İnsanların çoğunun gerçeğe bu kadar aykırı bir yaşam sürmesinin nedeni, kendileri dı­şındaki görüntüleri gerçek saymaları, içlerindeki dünya­ya ise asla söz hakkı tanımamalarıdır. Evet, bu mutlu kılabilir insanı. Ama insan bir kez işin bilincine vardığın­ da, çoğunluğun izlediği yolu seçmesi diye bir şey söz ko­nusu olamaz.
Sayfa 139 - Can Yayınları
Edebiyat
Çünkü öldürmek istediğiniz falan ya da filan kişi değil, bir başkasının kılığına giren sizsiniz kuşkusuz. Biz bir insandan nefret ettiğimizde, kendi içimizde yuvala­nıp bu insanın görüntüsüyle karşımıza çıkan birinden nefret ederiz.
Sayfa 139 - Can Yayınları
Edebiyat
Doğa sizi yarasa olarak yaratmışsa, kendinizi nasıl devekuşu yapabilirsiniz? Kendinize ba­zen acayip biri gözüyle bakıyor, çoğunluğun gittiği yolu izlemediğiniz için kahroluyorsunuz. Böyle davranmayı bırakın. Ateşe bakın, bulutları seyredin; içinizde kimi sezgiler uyanıp ruhunuzdan kimi sesler yükselmeye baş­ladığında, kendinizi bırakın onlara; böyle bir şey acaba öğretmeninizin ya da beybabanızın ya da aziz bir tan­rının işine gelir mi, gelmez mi; onlar bunu hoş karşılar mı, karşılamaz mı diye düşünmeyin hiç! Çünkü insan kendini yiyip bitirir yoksa. Bu, insana soluğu kaldırımda aldırır, fosilleştirir onu.
Sayfa 135 - Can Yayınları
Edebiyat
Bizler, kişiliğimizin sınırlarını her zaman fazlasıyla dar çizeriz. Yalnızca bireysel bakımdan değişik gördüğü­müz şeyi, kişiliğimizin kapsamı içine alırız. Oysa dünya­daki her şey bizde, bizim her birimizde vardır; nasıl ki bedenimiz başlangıcı balığa ve hatta ondan da gerilere uzanan bir gelişim sürecinin izlerini taşıyorsa, ruhumuz da şimdiye kadar insanların ruhlarında yaşamış olan her şeyi kendisinde saklı tutar. Yunanlılarda olsun, Çinlilerde olsun ya da Zulularda, bugüne kadar gelmiş geçmiş bü­tün tanrı ve şeytanlar tümüyle bizim içimizde yaşar; imkân, istek ve çıkış yolu olarak içimizde hazır beklerler.
Sayfa 130 - Can Yayınları
Edebiyat