“Takmayacaksın, takarsan daha çok üstüne gelirler. Yürüyüp geçeceksin, hep yürüyüp geçeceksin. Ben öyle yaptım. Hep yürüdüm. Herkesin her şeyi anlamasını bekleyemezsin. Sen yürüyüp gideceksin. Anlayan anlayacak. Anlamayan anlamayacak; dünyanın hepsine yetişemezsin ki.. Bilirsin ben iyi yürürüm”
Mesafenin önemi yoktur.
Burnunun dibinde olsa ne olacak?
Ama birisi vardır ki dünyanın öbür ucunda...
En ihtiyaç duyduğun anda,
İki satırıyla bile olsa,
Bir çırpıda yanı başında...
Mesafe uzaklıklarda değil,
Mesafe fedakarlıktır...
Ne olmuştu da,"Seninle dünyanın her yerine gelirim."diyen Müzeyyen,durduğu yerden çekip gitmelere başlamıştı?Nereye gidiyordu? Gelirken getirdiği bakışlar ne dalgaydı?Hangisi Müzeyyen'di?Ya da Müzeyyen kimdi?İlk tanıdığım kimdi,şimdiki kim?