ama insan hayal kurarken gözlerini kapatır, hiç kimse hayallerimizi görmesin diye yaparız aslında, gözlerimizi kapatınca kendimizden bile saklarız hayallerimizi. İçimizdeki gerçek biz, o hayaldeki biziz aslında..
Küçük Prens benim için dünyanın en güzel kitaplarından biri.. Neden bu kadar çok seviyorum bilmiyorum ama ne zaman umutsuz hissetsem bu kitabı okurum... Her okuduğumda da ilk defa okuyormuşum gibi yavaş yavaş anlamaya çalışarak okurum ve gözlerim ıslanır hep okurken.. Sonuçta biz yetişkinler Küçük Prens'in de dediği gibi gerçekten de çok tuhaf oluyoruz, çocuklardan çok daha zor anlıyoruz bazı şeyleri..
Küçük Prens'i okuduğumda içimdeki çocuk ortaya çıkıyor belki de bu yüzden çok seviyorumdur kitabı. Hala okumayanınız var mı bilmiyorum bir saatinizi almaz Küçük Prens'i okuyun, çocuklarınıza da okutun, henüz okuyamıyorlarsa masal anlatır gibi anlatın, onlar bizden çok daha iyi anlayacaklardır..
Yetişkin biri olduğumuzda nasıl otomatikleşerek gönül gözümüzü kapattığımızı yüzümüze çarpıyor Küçük Prensim.
İnsanın arkadaşlarını unutması üzücü bir şeydir. Herkes gerçek bir arkadaşa sahip olamaz. Eğer onu unutursan hayatı anlamayan, yalnızca sayıları önemseyen yetişkinlerden farkın kalmaz.