Önyargılı yaklaşıp ilgiyle sıkılmadan okuduğum bi kitap oldu. Geçmiş yıllarda Türkiye den ayrılmış başka bir ülkede hayat kurup çocuk büyütmekte olan insanların hikayeleri. Nasıl gittikleri,orada ne yaptıkları, sosyal ve iş hayatları,olumlu olumsuz yaşadıkları yaşamakta oldukları, aile hayatları, dil,şehirler,insanlar,zorluklar o kadar ayrıntılı bir araştırma yazısı olmuş ki sanırım başka ne sorulabilir diye tatmin oluyorsunuz. Ayrıca bizim çocukluğumuzda gidenlerle yani ilk gidenler; şimdi yeni nesil gidenlerin farkını ve yaşam tarzını ayırt edebiliyorsunuz. Ve ülkemizin bir türlü içinden çıkamadığı durum. Mesela ben hep derdim ki ayan beyan ortada bu Avrupalılar neden bizi Araplarla karıştırıyor sinir olurdum yok hepiniz orada kapalı mısınız çalışıyor musunuz kocanızın kaç karısı var falan ama bu kitapla taşlar yerine oturdu iç çeke çeke okudum bazı bölümleri.
Kitabı beğendim hem de çok beğendim. Hikaye olarak tamam çok basitti ama zaten amaç o değil o basit hikayenin içinde vermek istedikleri ve bilmediğim,yanlış yaptığım, kendimde farketmediğim, halletmeden üstünü örttüğüm,öyle zannettiğim ne çok şey varmış. Dili anlaşılır,anlatımı akıcı. Yalnız baya baya terapiye özendiriyor. Kötü bir sey mi? Değil hatta burada da o sistem olsa ve sorunlarımızı içimize atmak ya da konu komşu arkadaşa anlatıp anlatıp tazelemek ve yerinde saymasını izlemek yerine profesyonel işini bilen insanlarla çözsek..