"Sonra yatak odasının balkonuna çıkmış,Santiago Nasar'ı kapının önünde, kendi kan gölünün ortasında kalkmaya çabalayarak tozun toprağın içinde yüzükoyun yatarken görmüştü. Yan yatarak toparlanmış dışarı sarkan iç organlarını elleriyle tutarak, rüyadaymış gibi yürümeye başlamıştı."
Burada bir takım uyuşmazlıklar ve yeşilçam vari saçmalıklar görebiliyoruz aynı şekilde otopsinin pek bir cerrahi bilgisi olmayan peder tarafından yapılması gibi..
Herkes biliyor atıp tutuyor ölümü, öleceği hakkında konuşuluyor ama nedense hiç kimse engellemek için direkt olarak bir çaba harcamıyor.
Ne kadar günümüze yakın bir olaylar silsilesi herkes bir haksızlığın karşısında susuyor izliyor, ta ki birisi çıkıp bir şeyler yapana dek ama o zamanda iş işten geçmiş oluyor tıpkı kitapta olduğu gibi.