Hayatımda okuduğum bir taraftan çok düşündüren bir taraftan ise çok güldüren muhteşem bir başyapıt. Mutlaka herkesin okuması gereken bir eser ... Oblomov
Elimdeki baskısı 1996 yılına ait sayfaları birbirinden ayrılmış bir biçimde uzun süredir okunmayı bekleyen bu kitabın sahibi bugün hayatta olmayan bir kızcağız...Kitabı okurken insan şunu düşünüyor. Bu kitap 1996 yılında basıldı ve ben o zaman sadece 3 yaşındaydım. Kim bilir bunca yıl bu kitap kimlerin eline geçti? Kimler benimle aynı satırları okudu ? Kitabında konusu benim düşündüğüm konulardan çok uzak değildi. Kitap bir anneannenin torununa yazdığı mektupları teşkil ediyor. Kitapta bu yaşlı teyzenin geçmişten çıkardığı dersler ve torunu ile olan ilişkisi oldukça akıcı bir şekilde aktarılmış. Bu kitabı beğenenlerin "İnsancıklar" romanına da göz atmasını salık veririm. Yüreğinin Götürdüğü Yere Git
Kırmızı Pazartesi, yazara ait okuduğum ilk kitap. Dili bana biraz karışık geldi. Hayatımda ilk defa karakterleri bir yere not almak zorunda kaldım. Çeviriyi İnci Kut yaptığı için çeviride bir sıkıntı olduğunu düşünmüyorum. Kitapta ilginç bulduğum bir nokta baş karakterin kitapta "Türk" olarak anılması oldu. Güney Amerika ülkelerinde Araplar'ı Türk sayarlarmış. Bunlar Hristiyan Araplar tabi... Okumaya ilk defa başlayanlar için kesinlikle önermiyorum. Klasik edebiyat ile içli dışlı olanlar okuyabilir ama ben açıkçası çok karmaşık bir olay örgüsü bulduğum için beğenmedim. Kırmızı Pazartesi