“konuşamadıklarımız bir bulut kalınlığında
duruyordu aramızda,
oysa konuşsak yada dokunsak birbirimize
çekip gidecekti içimizdeki o korkunç noksanlık
batık gemilerin deniz diplerini saran,
umutsuzluğu vurmuştu yüzümüze
birbirimizden ve aşkın keşfedilmemiş gizlerinden
ürküyorduk
bir definenin ikiye paylaştırılmış haritasında
bilmeden
birbirimize doğru ilerliyorduk”.
“Şu hakikati kendi hayatım bana öğretti: İnsanoğlu,insanoğlunun cehennemidir.Bizi öldürecek belki yüzlerce hastalık,yüzlerce vaziyet vardır.Fakat başkasının yerini hiç biri alamaz”.