Hayat 18 bilemedin 20 yaşına kadar yaşadığındır ondan sonrası tutunma çabası.” diyordu. İnsan ne yaşarsa o yaşına kadar yaşar, ve en güzel çağlarının olduğunun farkında olmadan yaşar. Sonrası tutunma, en sağlam yerini arama ve bulma çabası.
Yatağımın karşısında bir pencere var. Odanın duvarları bomboş. Nasıl yaşadım on yıl bu evde? Bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? Ben ne yaptım? Kimse de uyarmadı beni. İşte sonunda anlamsız biri oldum. İşte sonum geldi. Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım.
Bundan 20 yıl sonra, yaptıkların için değil yapamadıkların için üzüleceksin. Dolayısıyla, halatları çöz. Limandan uzaklara yelken aç. Rüzgarı yakala, araştır, düşle, keşfet. Yapabileceğin kadar söz ver. Sonra, söz verdiğinden daha fazlasını yap. Oturarak başarıya ulaşan tek yaratık tavuktur. Dalın ucuna gitmekten korkma. Meyve oradadır. Günün sonunda kendini bir sokak köpeği kadar yorgun hissediyorsan, bu belki bütün gün hırladığın içindir. Başlamak için en uygun zamanı beklersen, hiç başlamayabilirsin. Şimdi başla! Şu anda bulunduğun yerden, elindekilerle başla. Gülümsediğinde güzelleşmeyen bir yüz hiç görmedim. Kimi zaman içindeki sessiz sese uzmanlardan daha fazla güven,Aerodinamik yasalara göre, tombul ve tüylü arının hiç uçmaması gerekiyordu. Herhalde bunu ona hiç kimse söylemedi ki, uçuyor. Zamanlarının büyük bir kısmını, para kazanmak ve saklamakla geçiren insanlar sonunda, en çok istediklerinin satın alınamayacak şeyler olduğunu anlarlar. Öteki insanlardan daha akıllı ol. Yalnız, bunu onlara söyleme! Mutlu olmanın en garantili yolu, başkasını mutlu etmektir.
Hayatta ya tozu dumana katarsın, ya da tozu dumanı yutarsın! İyi çalışan, sık gülen ve çok seven başarıyı elde eder. İnsanın tüm evrende kesin olarak düzetebileceği tek bir şey vardır… KENDİSİ!
ALDOUS HUXLEY