Ayrıca her biri diğerinden beter iki felsefi teoriden kurtulmamız gerekli. Biri kaderciliğe bağlı olarak vasıflarımızın önceden belirlendiği, sabit ve göründüğümüz gibi olduğumuz, karakterimiz üzerinde hiçbir etkimizin olmadığı ve hiçbir şeyi değiştiremeyeceğimiz savıdır. Psikolojinin temel kuramlarını hiçe sayarcasına saygın filozofların güzel güzel kelimeler kullanarak
insanın bakışına at gözlüğü takmaya çalışan fikirler ileri sürmesi çok saçma.
Diğer bir teori ise özgür iradeyi ne daha az naif ne de daha az zararlı görür. Karakter oluşumunun anlık bir yaradılış olduğunu savunur. Bu da psikolojiden uzaklaşalmasına neden olmuştur.
Karakterin insan doğasında gizli olduğunu, insan doğası gereği ancak kendinden yardım alarak karakterini geliştirebileceğini
savunurlar.
Bizi ilgilendiren olaylara ilişkin atalarımızın söyledikleriyle yetinerek kendi kendimize düşünmekten vazgeçtik. Hiçbir şey zihinsel etkinliğin zayıflamasından daha hızlı güç kaybetmez.