11.04.2021 henüz 4. Kitap bölümünü bitirdim. Beni esas etkileyen kısım: Sokrates’in “Herkes işini yapacak çünkü herkes her şeye göre yaratılmamıştır” ifadesi oldu. Buna kısmen katılıyorum ve katıldığım kısım ise devletin ayakta durmasını sağlayan durumlardan biri olması.
İkinci olarak kesin olarak katıldığım ifade ise jimnastik ve felsefe gelişimi hakkındaki diyaloglardı. Sokrates “Yalnız kas gücü gelişirse insan kabalaşır, yalnız akıl ve şiir gelişirse insan yumuşar” sözü yakaladı beni. Ben zaten buna göre yaşadığımdan hak veriyorum ve görüyorum. Tabi ki burda kabalaşmak ve yumuşamak farklı anlamlarda kullanılmak istenmiş ama ne anlattığını yeterince ortaya koyuyor.
12.04.2021 Beşinci kitap bölümünde kadın ve çocukların devlet üzerindeki etkisinden bahsediliyor. Kadınların iş hayatındaki yeri asırlar önce net bir şekilde açıklanmış. İnsanlar eğilimlerine göre meslek ve ya uğraş edinirler. Eli marangozluğa yatkın olan marangoz olur ya da eli ressamlığa yatkın olan ressam olur. Bunun kadın erkek işi olarak ayrılmaması gerektiği çok önceden ortaya konmuş.(yıl 2021 hâlâ tartışılıyor).
Bir diğer önemli konu ise savaş konusu. Sokrates savaşa kadın, çocuk, yaşlı demeden yapılması gerektiğini söylüyor ve bunu özellikle Türk tarihinde görüyoruz gerek mecburen gerek değil. Atatürk gibi bir liderin neyi neden yaptığı çok açık. Herkesin içinde olduğu savaşta ki eğer kazanılırsa sadece savaş değil devletin önündeki 50 yıl kurtulmuş oluyor. Cumhuriyetten sonraki reformlar gibi. Kısaca her söz aynı yola çıkıyor. Her şeyi az da olsa bilmek ve hissetmek. Çocuklar ve kadınlar bilmeli, erkekler hissetmeli en çok.
Kitabın son bölümüne doğru ise asıl çatışma yaşanıyor. Eğri olanlar kazanır, doğru olanlar mutsuzdur daima düşüncesini Sokrates çürütmeyi başarıyor. En