Emre Baştuğ

Emre Baştuğ
@EmreBastug
Edebiyat Öğretmeni
Yüksek Lisans
Adana
1290 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı

Emre Baştuğ

, bir kitap okudu
8/10
·128 syf.·
Beğendi
·
3 günde okudu
·
2023 16. kitabı
Osamu Dazai
6.5/10 · 60,4bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Şefkatim o kadar derindi ki bazen kendimi ona sessiz bir hayranlık duyarken yakalardım.
Sayfa 43 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Buğday tanesi toprağa düşüp ölmedikçe yalnız kalır ama ölürse çok ürün verir.
Sayfa 433 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Burada şeytan Tanrı'yla çarpışıyor, savaş meydanı ise insanların yüreği.
Sayfa 155 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2023 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2023 15:31
Charlotte Perkins Gilman, ortaya koyduğu feminist ütopyasında zamanının ötesinde bir düşünce dünyasına sahip olduğunu kanıtlıyor. 1915 yılında tefrika edilen Kadınlar Ülkesi'nde, günümüz problemlerinin farklı çözümleri ele alınıyor ve tartışılıyor. Sadece kadınların yaşadığı, tamamen erdemli ve sevgi dolu bir dünyanın ele alınışının dışında eğitim, annelik, doğa, aidiyet gibi kavramların da ele alınıp eleştirildiğini görüyoruz. Kitapta Gilman, dönemin Amerikası ile kendi zihninde oluşturduğu Kadınlar Ülkesi'nin değerlerini karakterler üzerinden karşılaştırarak geniş bir eleştiri ortaya koyuyor. Kadınların bulundukları konum ve aslında bulunmaları gerektiği konum bu noktalarda çok iyi ifade ediliyor. Kadınlar Ülkesi'ni sadece kadın-erkek ayrımı olarak okumak bence yeterli olmayacaktır. Bence başarılı bir yönetim ile başarısız bir yönetimin de ne denli farklı sonuçlar doğurduğunu göstermesi açısından da başarılı bir kitap. Eğitim, doğa gibi evrensel değerlerin de nasıl maksimum verimle ele alınması gerektiğini örneklendiriyor Gilman. Bebeklerin ve çocukların "eğitim" denilen "zihne zorla yedirme" uygulamasından uzak yetiştiği bu ülkede okul kavramı yok çünkü yaşadıklari her ortam beyinlerini ve kişiliklerini bireysel farklılıkları göz önünde bulundurularak geliştirmeye uygun hale getirilmiş. Eğitimi bir şart halinde değil bir yaşam biçimi olarak uygulamışlar bu ülkede. Kolektif bir yaşam biçiminin, saygının, sevginin, kutsal anneliğin ne demek olduğunu kadın zarafetiyle ele almış yazar. Okurken hiç sıkılmadım, su gibi akıp gitti.
Edebiyat
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İthaki Yayınları · 201819,9bin okunma