Emre Erdoğan

Emre Erdoğan
@Emrenano
Adım adım kendisini entelektüel olarak geliştirmek isteyen bir insan
Öğrenci
Bilgisayar Mühendisliği
İstanbul
21 okur puanı
Ağustos 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Öngörü
Prensler sadece güncel sorunları değil, gelecekte oluşacakları da göz önüne almalı ve onlardan ne pahasına olursa olsun sakınmalıdır; çünkü böyle sorunlar önceden öngörüldüğünde daha kolayca çözülebilir, ama yaklaşmaları beklenirse, ilaçlar artık işe yaramaz; çünkü hastalık tedavi edilemez hâle gelir. Bu durum, hekimlerin anlattığı şekliyle vereme benzer: Başlangıçta hastalığı tedavi etmek kolaydır ama teşhis etmek zordur; zaman geçtikçe ise, başlangıçta teşhis edilip tedavi edilmediği için teşhis edilmesi kolay ama tedavi edilmesi zor hâle gelir. Devler işleri açısından aynı durum söz konusudur; devlet içerisinde ortaya çıkan sorunlar önceden bilinirse hemen çözülebilir (bunları öngörmek ancak uzağı gören deneyimli bir prens açısından mümkündür) ama önceden bilinemeyip herkesin bileceği kadar büyümesine izin verilirse bu sorunlara çözüm bulmak imkânsız hâle gelir.
Sayfa 17 - Remzi Kitapevi·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sınırların içinde sınırsızlık
Sınırsız varlıklar değiliz ama sınırlarımızla sınırsız yaşayabiliriz. İşte bu yüzden merakımı bastırmamaya ve önüme çıkan her fırsatı değerlendirmeye çalışıyordum. Bilim insanı olup evreni araştıracaktım.
Sayfa 19 - Berrak Akbalık'ın hikayesi·Kitabı okudu
İyi geceler
İyi geceler. Ben prensi olmayan bir Külkedisi'yim. Tokyo'nun neresinde olduğumu biliyor musunuz? Beni bir daha görmeyeceksiniz.
Sayfa 53 - İthaki yayınları·Kitabı okudu
Kimse bizim çektiğimiz acıları gerçekten bilmiyor. Kimbilir büyüdüğümüzde, șimdiki acılarımzı ve üzüntülerimizi saçma bir şeymiş diye hatırlayacağız belki. Ama yetişkin olana kadarki bu uzun ve can sıkıcı dönemi nasıl yaşamamız gerekiyor? Bunu kimse söylemiyor. Kendi hâline bıralımaktan başka çaresi olmayan kızamık gibi bir hastalik mı acaba? Ama kızamıktan ölenler, gözlerini kaybedenler de var. Kendi hâline bırakmak olmaz. Her gün böyle bunalıma girip, sinirlensek de aynı zamanda yoldan çıkarak geri dönüşü olmayan bir hâle gelen ve hayatları mahvolup altüst olan insanlar, intihar edenler var. İntihar ettikten sonra insanla, "Ah, biraz daha yaşasaydı anlayacaktı ama. Biraz daha büyüdüğünde kendiliğinden anlayacaktı," diye üzüntülerini dile getirseler de olmuyor, keşke mevzubahis kişinin yerine kendilerini koysalar. O zaman o kadar acıya rağmen yine de sonuna kadar direnip, insanlardan bir şeyler duymak için kulak kabarttığunda sadece kesin uçları olmayan doğrucu öğütler ve yatıştırıcı sözlerin tekrarlarıyla karşılaşmanın, biz gençleri ne kadar utanç içinde yolun yarısında terk edilmiş gibi hissettirdiğini görebilirler. Biz sadece geçici heveslerin, ânı yaşamanın peşinde değiliz ama çok uzaktaki bir dağı işaret edip, "Oraya kadar giderseniz, göreceksiniz," diyorlar. Pek tabii ki bunda da doğruluk payı olduğunu biliyoruz ancak sanki şu an çok kötü bir karın ağrın olmasına rağmen ağrıyı görmezden gelip, Hadi biraz daha dayan. Dağın tepesine çıkınca tamamdır," gibi bir sey öğütlüyorlar. Kesinlikle biri yanılıyor. Kötü olan sizsiniz.
Sayfa 50 - İthaki yayınları·Kitabı okudu
Açık sözlülüğün zerafeti
Neden acı çekiyorum, endişeleniyorum, yalnız hissediyorum, üzgünüm falan diyorum acaba? Her şeyi açıkça söylesem ölür müyüm sanki? Hissettiklerimi çok iyi biliyorum ama onları tanımlayacak tek bir isim, sıfat söyleyemiyorum. Sadece kaygılanıp duruyorum, en sonunda da öfkeden kudurup gözüm dönüyor.
Sayfa 48 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu