Bay E

Bay E
@Emresrfl
Bunalıyoruz çocuk, bunalıyoruz Biçim veremediğimiz şeylerin Biçimini alıyoruz.
Gazi Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği
Erzincan
25 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Füsun’un fotoğrafını aşkla öptü ve ceketinin göğüs cebine dikkatle yerleştirdi. Sonra bana zaferle gülümsedi. “Herkes bilsin, çok mutlu bir hayat yaşadım.”
Sayfa 495 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Roman
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“Müzemizi gezenler, bir gün bizim hikâyemizi öğrenecek ve Füsun’un nasıl biri olduğunu zaten hissedecekler Orhan Bey,” dedi. Hemen içmeye başlamıştık ve onunla içmek artık çok hoşuma gidiyordu. “Vitrin vitrin, kutu kutu, bütün bu eşyalara bakarken, ziyaretçiler sekiz yıl boyunca akşam yemeklerinde Füsun’u nasıl seyrettiğimi, onun elini, kolunu, gülümseyişini, saçlarının kıvrımını, içtiği sigaranın izmaritini ezişine, kaşlarını çatışına, gülümseyişine, mendillerine, tokalarına, ayakkabılarına, elinde tuttuğu kaşığa, her şeyine ne kadar dikkat ettiğimi (‘Ama küpelerine dikkat etmemişsiniz, Kemal Bey’, demedim) görünce, aşkın büyük bir dikkat, büyük bir şefkat olduğunu hissedecekler…
Sayfa 488 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Roman
Altı hafta sonra bana yürüyüş terapisi yaptırdılar. Yürümeyi yeniden öğrenmek, hayata yeniden başlamak gibi bir duyguydu. Bu yeni hayatımda Füsun’u her zaman düşünüyordum. Ama Füsun’u düşünmek, gelecekle, eskiden olduğu içimdeki istekle ilgili bir şey değildi; Füsun yavaş yavaş artık geçmişle ve hatıralarla ilgili bir hayal oluyordu. Bu çok üzücüydü ve artık onun için acı çekmek, onu istemek anlamında değil, kendime acımak anlamına geliyordu. Müze fikrini de; düşünmek ile hatırlamak, kaybetme acısı ile kaybetmenin anlamı arasındaki bu noktalarda vardım.
Sayfa 458 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Roman
Sonu mutlu biten bütün aşk hikâyeleri, birkaç cümleden fazlasını hak etmez zaten!
Sayfa 439 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Roman
“Peki, trafik nedir?” Daha önceden sık sık işittiğim cevabı ezberden kekelerdim: “Trafik, yayaların ve hayvanların…” “Arada ‘ve’ yok,” derdi Füsun. “Trafik, yayaların, hayvanların, taşıtlarla müteharrik makinelerin ve lastik tekerlekli traktörlerin karayolu üzerindeki hal ve hareketleridir.” Bu soru-cevap usulünü sever, ortaokul yıllarını, hepsi ezbere dayanan dersleri, üzerinde “hal ve gidiş” notu olan karnelerimizi hatırlamak hoşuma gider ve neşelenerek Füsun’a bir soru da ben sorardım. “Aşk nedir?” “Neymiş?” “Aşk, Füsun karayolları, kaldırımlar, evler, bahçeler ve odalarda gezinirken ve çay bahçelerinde, lokantalarda ve akşam yemeği sofrasında otururken, ona bakan Kemal’in duyduğu bağlılık duygusuna verilen addır.” “Hmmm… güzel cevap,” derdi Füsun. “Beni görmediğin zaman aşk olmuyor mu?” “O zaman fena bir takıntı, bir hastalık oluyor.”
Sayfa 405 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Roman