Orda mıydın balyoz demire inerken
Sıçrayan ateş terli bileğe dokunup
Koltuk altına sıkıştırılan iki tane ekmek
Vardığında aç ağızların girdabına
Hırsla dişlenerek
Öyleyse otur yerine, konuşma
Sana kalmadı ahkâm kesmek
Orda mıydın bir demir kapı açılıp
Işığa hasret kanlı gözlerine
Bağlandığında çaput
Ve sorgu odalarında ansızın
İhanete bir dağ gibi duran arkadaşlar
Adını çivi gibi içlerine çaktığında
Bağırtıldığında yahut
Öyleyse efendi ol, çeneni tut
Sana sorulmadı, özgürlük ve umut