Erdal ÖZAYDIN

Erdal ÖZAYDIN
@Engineer47
》Bahr isen de katre-i nâçiz göster kendini (Şeyhulislam Yahya) 》Okumak; bakış açımızı zenginleştirir, Beyni de düşünce kütüphanesi yapar. (E.ÖZAYDIN)
SEN DE MI HEY CAN!
Şu dağların yamacına Sen de mi savruldun hey can! Anaların acısına Sen de mi kavruldun hey can! Sen de mi yandın, Sen de mi soldun, Sen de mi kahroldun hey can! Nedir bu çığlık, Nedir bu feryat, Sen de mi vuruldun hey can! Kar mı yağdı saçlarına, Darda mı kaldın be hey can! Çığ mı düştü yollarına, Zorda mı kaldın be hey can! Uykularda çiçek açtın, Kuşlara mı özendin hey can! Kurşunlara değip geçtin, Taşa mi gücendin hey can! Şu dağların yanağında, Sen de mi gül oldun hey can! Sevdaların ırmağında, Sen de mi sel oldun hey can!
Reklam
Seni unutmayacağım
Seni unutmayacağım nemli duvar Ot döşek, tahta ranza, naylon bardak Seni unutmayacağım ey gardiyan Ey elleri böğründe kan kusan Bir kor gibi taşıyacağım acını içimde Seni unutmayacağım heyecan süvarisi Yağmurlu bahçe, kanat çırpan böcek Seni unutmayacağım ey nazlı çiçek Ey dalgın bakışlarla yollarda gezinent Bir yemin gibi tekrarlayacağım adını Seni unutmayacağım
Serperdi Kar
Serperdi kar Kentin varoşlarından havalanan kuşlar Alnımdaki çizgilere tünerdi Sigaram sönerdi Yırtılan mektuplar yeniden tamamlanır Hayat yeniden yorumlanır. Bana yangınların ortası düşerdi Serperdi kar Senin aklından geçenler Benim aklımdan da geçerdi Seni hiçbir yerde bulamazdım İçime ağrılar girerdi Koşardım kimsesiz bir şarkı gibi Saçlarım alnıma düşerdi Serperdi kar Evler üstüme yıkılır Bekçiler geceyi yırtar geçerdi Peronların sırtı ağrır Aktarmalı gece trenleri Yorgun bedenleri biçerdi Evlerde soba reklamları Evlerde duvardan duvara kombinezon Evlerde kedi mırıltısı Evlerde Cicciolina'nın pamuk ayısı Kahvelerde maça kızı, şeş kapısı Kahvelerde piyango listeleri ve ganyan
GİDECEKSEN GİT
Gideceksen git Hantal bir şarkının son notasıydın Coşkudan payını almamış Ezik ve yıkılmış Biteceksen bit Namerdim boşluğunda boğulursam Kim daim olmuş Kim baki kalmış Hangi patlıcanı kırağı çalmış O dağları tutuşturabilirim O yollara çakalları salıp O çeşmelerde seni susatabilirim Rüzgârı sırtından alabilirim Ama senin bana Yakıştırdıklarını yapmayacağım Küfretmeyecek, kızmayacak Yalvarmayacağım Söneceksen sön Ben sonsuza dek Yanarak yaşayabilirim Sen ölüm değildin, sessizlik hiç değil Ateş yanar, insan yanar, kül kalır Bir gün yaşananların ardından Altı üstü pis bir tortu kalır Al, korkularını da götür Kuşkularını, bencilliğini, saldırganlığını götür
KAN DÖKÜLÜR
Çürüyen yaprak dönüşünce toprağa Yırtılan tırnak kaynayınca parmağa İki damla hasret dökülünce yanağa Bir bebek eli dokununca dudağa Yırtılan tırnağın ucu Ayrılınca parmaktan Hasret denen o acı Süzülünce yanaktan Bir bebeğin avcu Titreyince soğuktan Ölüm denen o ilmik Sallanmasın şafaktan Kan dökülür diyorum Kan dökülür o zaman
Reklam