İğrenç...İğrenç... Diyordu.Her şey iğrençti.İnsanlar arasında temiz ,rahat hiçbir şey olamazdı.İnsanoğlu saadetin düşmanıydı.
Onu nerede görse,nerede hissetse oraya hücum ederdi.İçinde garip bir tiksinme ile evden çıktı.Yolda hızlı hızlı yürüyordu.Fakat genç kadının sesi kulaklarında talihinden şikayetine devam ediyordu:
-Kendisini mahvetti,acıyorum,Macide...Bilsen ne kadar acıyorum...Benim talihim.
Hepsi iğrençti.Bu acıma,bu talih şuuruda iğrençti.Bu bağlanma,bu şikayet de iğrençti.Suat'ın birdenbire pencereden düşen bir taş gibi hayatının ortasına düşmesi,Nuran'a o mektubu yazması,kendisinin bu hasta adamı şu anda hayatının ayrılmaz parçasıymış gibi hiç durmadan düşünmesi,hepsi iğrençtiler.