Başka deyişle, bilmem için, bildiğimi bilmeme gerek yoktur, hele bildiğimi bildiğimi bilmeme hiç gerek yoktur; kısaca bir üçgenin özünü anlamam için, bir dairenin özünü anlamam ne kadar gerekliyse, o da o kadar gereklidir.
Doğruyu araştırma Yöntemini araştıracak bir başka Yönteme gerek yoktur; keza bu ikinci Yöntemi araştırmak için de başka üçüncü bir yönteme gerek yoktur. Çünkü bu böyle sonsuza dek uzar gider ve bu yolla asla doğrunun bilgisine ulaşılmaz, hatta hiçbir bilgiye ulaşılmaz.
karanlıkta iki gölge, umutsuz, ağır alacakaranlıkta birbirine uzanıyor. elleri birleşiyor ve ışık, yüz altın kupadan dökülen bir güneşmişçesine sel olup yayılıyor.