Gökhan Aksoy

Gökhan Aksoy
@Epikurcu
KOÇ Üniversitesi- Tarih/Psikoloji
İstanbul
2002
55 okur puanı
Eylül 2021 tarihinde katıldı
@Epikurcu·
·
sabitlendi
"Hayatın vereceği huzur ve güzellik ancak hayatından uzakta başka alemleri düşlerken ortaya çıkıyordu."
Sayfa 120·Kitabı okudu
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Galata köprüsü üzerinden İstanbul'un tarihine, sosyolojisine değinen halkın sesiyle zenginleşmiş harikulade bir eser. Geert Mak, modern dönemin en parlak seyyahları arasında. Gördükleriyle okudukları arasında bağ kurmakta oldukça başarılı. Kitabın ilgi çekici noktalardan biri, yazarın eski İstanbul'u kapalı köylerin bir araya gelmesinden oluşan bir kent olarak tasvir etmesi. Osmanlı İstanbul'u bir hoşgörü şehrinden ziyade farklı kavimlerin birbirine değmeden ve hatta birbirini umursamadan yaşadıkları bir yer yazara göre. Çok kültürlü yapısına rağmen kültürel alışverişin sınırlı olduğu, her mahallenin kendi içinde izole yaşadığı bir dünya şehri. Öyle ki ilk demiryolu inşaatları başladığı sırada çalışanlar arasında hiçbir Musevi işçi bulunmuyormuş çünkü 300 yılı aşkın bir süre önce İstanbul'a gelmelerine rağmen Türkçe bilmiyor, sadece Ladino konuşabiliyorlarmış. Yazarın geçmişteki bu parçalı yapıyı günümüzde de gözlemlemesi takdire şayan. Köprüde her bir grubun geldikleri yere göre birbirinden ayrıldıklarını ve kendi içinde muhafazakar bir yapı kurduklarını tespit etmiş. Profesyonel balıkçılar Trabzonlu, balık satıcıları Erzincanlı, olta malzemesi tedarik edenler genellikle Kastamonulu. Üstelik başka bir şehirden göç etmiş bir kişinin bu gruplar içine girmesi hayli güç. Bu birbirine benzemez grupların bir araya geldiği kavşak noktası tarih boyunca Galata köprüsü olmuş. Şehrin iki temel farklılığı, yansımasını köprüde bulmuş. Köprünün kuzeyi daima modern İstanbul'un, güneyi ise geleneksel İstanbul'un simgesiymiş. Küçük bir halicin ayırdığı bu iki bölüm, arasında bir okyanus varmışcasına birbirinden kopuk denmiş kitapta. Kitabın sonlarında Geert Mak ile Elif Şafak arasındaki konuşma dikkat çekici. Orhan Pamuk'a pek çok atıf var. Ayrıca yazarımız, Edmondo de Amicis, Gerard
Die Brücke von Istanbul: Eine Reise zwischen Orient und OkzidentGeert Mak · Perfect Paperback Published · 20071 okunma

Gökhan Aksoy

, bir kitap okudu
9/10
·400 syf.·
Beğendi
·
2025 9. kitabı
8/10
·263 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
Bu zıpır roman, bilim kurgu ile mizahi dilin ustaca birleştiği, dünya edebiyatında Otostopçunun Galaksi Rehberi ile özdeşleşmiş bir alt türün Türk edebiyatındaki en nitelikli temsilcilerinden biri. Menteş gibi yazarların kaleminden çıkan eserlerin bilim kurgu türünün, Jules Verne mirasını terk edip geleceği tasavvur ederken okuyucuyu korkutarak fikirlerini değiştirmeyi uman, distopik edebiyata daima göz kırpan, bilim korku edebiyatına karşı haklı bir başkaldırı olduğu kanaatindeyim. Murat Menteş romanında, suni deri yoluyla her bireyin bir başkasının yerini (en azından dış görünüş anlamında) rahatlıkla alabileceği bir dünyayı tasvir etmiş. Kendi benliğini ve zaaflarını bir kenara atıp bir başkası olmanın hazzını çok iyi hissettiren bir çalışmaya imza atmış Menteş. Konusu ve işlenişi birebir örtüşmese de roman, bu yönüyle “John Malkovich Olmak” filmini aklıma getirdi. Yazarımızın mizahi yönünün yabana atılır cinsten olmadığı da eklenmeli mutlaka, romandaki kimi anları ve zekice esprileri okurken tebessüm etmemek elde değil. Eserin zayıf karnıysa ucuz Amerikan filmlerine benzeyen mafyatik ilişkiler-aksiyon ilişkisinin dozunun kaçması ve romanın ciddiyet ile lakayt tavır arasındaki dengeyi kurmakta yer yer zorlanması oldu. Her bir bölümde birbirleriyle bağlantılı bölümleri farklı karakterlerin gözünden görmek keyifliydi ancak bir noktadan sonra aşina olduğumuz olay örgüsünün temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp önümüze sunulması kabak tadı verdi. Yine de tüm eksiklerine rağmen Murat Menteş'in yaratıcılığını takdir etmek gerekiyor, bu gibi eserlerin Türk edebiyatının (tıpkı eserde konu edildiği gibi) maske değiştirmesine vesile olmasını heyecanla bekliyorum. Elbette bir teşekkürü de bana bu kitabı okuma motivasyonunu aşılayan Behemoth Bey hak ediyor :) Romandan
Dublörün DilemmasıMurat Menteş · İletişim Yayınevi · 200517,7bin okunma