Erdem

8/10
·779 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 00:26
Fyodor Dostoyevski'nin "Anna Karenina" veya "Madame Bovary" tadındaki kitabı. Genel olarak Nastasya Filippovna, Aglaya, Rogojin ve ana karakter Prens Lev Nikolayeviç Mışkin'in aralarındaki aşk hikayesi diyebiliriz. Prense epilepsi hastalığından dolayı budala diyorlar ama kitabın finaline gelince gerçekten budala bir karakter. (Not: Bundan sonrası tat kaçıran içerebilir.) Bence evlilik fobisi (gamofobi) olan Nastasya; kendisine aşık olan Rogojin, prens'in, aynı zamanda da Aglaya'nın hayatını nasıl dağıttığını anlatıyor. Prens özünde iyi ve saf birisi. Ama acıdığı bir kadına kendini aşık sanma gibi garip bir huyu var. Finale kadar çok sevdiğim prens, finalde kendinden nefret ettirdi kendisini bana. Fyodor Dostoyevski yine psikolojik tahlillerini çok güzel yapıyor bu kitapta. Özellikle finalinde Rogojin ve prensin duygularını çok güzel işliyor. Kitaptaki Aglaya karakteri'nin hissettikleri ve davranışları o kadar güzel anlatılmış ki. Okumanızı tavsiye ederim. Güzel bir kitap. Bir Karamazov Kardeşler, Suç ve Ceza değil tabi bence. Fyodor Dostoyevski'ye yeni başlayacaksanız benim yaptığım hatayı yapmayın. Karamazov Kardeşler ve Suç ve Ceza kitaplarını sona bırakın :)
BudalaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201231,6bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hem sonra, gerçekten mutsuz olabilir mi bir insan? Ah, mutlu olmaya gücüm varsa, hüzün ve felaketin ne anlamı olabilir? Biliyor musunuz, bir ağacın yanından geçeceksiniz, onu göreceksiniz ve mutlu olmayacaksınız ha, işte bunu aklım almaz! Sevdiğiniz bir insanla konuşacaksınız ve mutlu olmayacaksınız! Ah, anlatamıyorum... kötü durumda bir insanın bile adım başı göreceği öylesine çok güzel şey varken mi mutlu olamayacaksınız? Bir çocuğa bakın, güneşin doğuşuna bakın, bir otun boy atışına bakın, sizi seven insanların gözlerinizin içine bakışına bakın...
Sayfa 702·Kitabı okudu
Çünkü en zoru da sizi incitmeyenleri bağışlamaktır.
Sayfa 701·Kitabı okudu
Asıl önemli olan şudur ki, akıllı “sıradan” biri bazen (belki yaşamı boyunca sürekli) kendini bir dâhi, orijinal bir insan olarak görse de, kalbinde onu sonunda umutsuzluğa düşürecek kadar ileri gidecek bir kuşku kurtçuğu da hiçbir zaman eksik olmaz.
Zengindir, ama bir Rothschild değildir; saygın bir ailesi vardır, ama hiçbir zaman bir etkinliği olmamıştır; dış görünümü hoştur, ama neredeyse hiç ifade yoktur hoşluğunda; iyi bir öğrenim görmüştür, ama onu nerede kullanacağını bilemez; aklı vardır, ama kendi fikri yoktur; kalbi vardır, ama soyluluktan yoksundur vesaire, vesaire... Böyle insan çoktur dünyada, hem tahmin edildiğinden de çoktur.