Buna karşın her gün seni beklemekten vazgeçmiyor, seni görebilmek için pusuya yatıyordum. Kapımızdaki pirinçten yapılma delikten senin kapını gözlüyordum, lütfen gülme sevgilim, şimdi düşündüğümde orada geçirdiğim zamanlardan pişmanlık duymuyorum! O delik benim dünyama açılan penceremdi, o zamanlar boyunca soğuk evimizde, annemden gizli saklı, kitabımla birlikte her öğleden sonra sana pusu kuruyordum.
Hayatında hiçbir zaman bir arkadaşı ya da koruyucusu olmamış, kimsenin kalpten değer vermediği ve normalde az görülen bir böceği bile mikroskopa sokup incelemeye can atan doğa bilimcilerinin dahi dikkatini çekmeyen bir insanın hayatı da sona ermiş oldu.