Eren Tazegül

Diplomasi ve Mustafa Kemal
Mustafa Kemal’in askeri yetenekleri üzerinde çokça durulmuştur, ancak en az o kadar öne çıkan başka bir kabiliyeti de diplomasi alanındadır. Tüm Kurtuluş Savaşı boyunca gerek İstanbul ile gerekse yabancı ülkelerle olan ilişkilerinde hep bir satranç oyuncusu titizliğiyle davranmış ve bir kez elde ettikten sonra avantajı asla bırakmamıştır.
Sayfa 231·Kitabı okudu
Atatürk
Reklam
Böl ve Yönet
Saltanatın kaldırılması konusunda Mustafa Kemal’in kararlılığını bileyen olay ise toplanması öngörülen barış konferansında Ankara ile İstanbul hükümetlerinin birlikte davet edilmeleri oldu. Bu direnişi zafere ulaştıran iradenin bölünmesi ve belki de muharebe meydanında kazanılanların masada kaybedilmesi anlamına gelecekti.
Sayfa 231·Kitabı okudu
Tarih
Emperyalizm ile savaş
Kurtuluş Savaşını veren nesil, Osmanlı İmparatorluğu’nun bir cihan imparatorluğundan hasta adama nasıl dönüştüğüne, yüzlerce yıl bilim ve sanatta Batı’nın hep önünde olmuş İslam toplumlarının nasıl geri kaldıklarına çok kafa yormuşlardır. Onlar için emperyalizmle savaş sadece muharebe meydanlarında verilemez, memleket sadece topla tüfekle kurtarılamaz.
Sayfa 207·Kitabı okudu
Tarih
Sevr Anlaşması
Her ne kadar Arap topraklarındaki hükümleri uygulanabildiyse de, Anadolu üzerindeki tasarrufları göz önüne alındığında Sevr ölü doğmuş bir antlaşmaydı. Realiteyle bağını koparmış masa başı diplomatları biraz ileri gitmiş, Osmanlılara uygulanması imkânsız bir antlaşma dayatmışlardı. Ancak bizzat Vahdettin’in ve Damat Ferit’in bile Milli Mücadele’yi hafife aldığı bir ortamda onlara da belki o kadar kızmamak lazımdı.
Sayfa 165·Kitabı okudu
Tarih
Şeyhülislam Fetvası
İstanbul’un ne parası ne de doğru düzgün askeri vardı. O yüzden elindeki tek silaha sarılmaktan başka çaresi yoktu: Saltanatın ve hilafetin prestiji. Yüzlerce yıldır “Zıllullah fi’l-âlem”, yani Tanrı’nın yeryüzündeki gölgesi olduğu söylenen, her cuma hutbesinde adını işittikleri bir padişahın, eli görse mertek sanacak köylülerin zihninde nasıl bir meşruiyete sahip olduğunu anlamak, 21. yüzyılda seçimli liderlerle bile sağlıklı bir ilişki kuramayan bir toplumun içinde yaşayan bizler için çok da zor olmasa gerek.
Sayfa 141·Kitabı okudu
Tarih
Reklam