Her ömrün bir izdüşümü vardır; yerli yerinde durur, hep oradadır ama onu hiç düşünmeyiz. Hiç kimse kendi kendisine ömrünün izdüşümünü sormaz.Böyle bir soru, ancak geçmişi yazarken gündeme gelir.
Devrim dönemleri devrim kanunlarını gerekli kılar. Zira bu kanunlar olmazsa devrimler geri sarar. Yapılan, adı üstünde bir devrimdir ve devirmek normal hukuki yollarla yapılabilecek bir şey değildir.
Sanılanın aksine, 29 Ekim 1923’ün getirdiği bir cumhuriyetten çok, cumhurbaşkanlığı makamıydı. Zira saltanatın kaldırılmasıyla aslında fiiliyatta cumhuriyete zaten geçilmişti, ki bu, Meclis kürsüsünden de defalarca dile getirilen bir gerçekti.