Eren Tazegül

Tarihe saygı duymak lazım
Milli Mücadele uzun süre, 19 Mayıs’ta Samsun’da başlayan ve tek elden organize edilen bir bütün olarak sunulmuştur. Ancak bu doğru değildir. Doğru olmamaktan da öte, bir tarihçinin deyimiyle ‘’gerçek saygısından yoksun ve işin kolayına kaçan yazarların gayretkeşliklerinin neticesi’’ bir yanlış yönlendirmedir.
Sayfa 110·Kitabı okudu
Tarih
Reklam
Ateşten Gömlek
Kurtuluş Savaşı boyunca karşımıza çıkacak bir örüntüye dikkat çekmek isteriz. Müttefikleri Mustafa Kemal’in liderliğini ve vizyonunu kabul etmekte, ancak kendisinin yetkiyle donatılmasından rahatsızlık duymaktadır. Alternatif bir hareketin liderliğini yapmaya, zor zamanlarda ateşten gömleği giymeye kimse niyetli değildir. Yurtdışındaki Enver Paşa gibi eski ittihatçı liderleri saymazsak, Mustafa Kemal’e rakip bir lider çıkmamaktadır. Fakat gene de defaatle, bizzat en yakınları Paşa’nın siyasi bir görev almasından rahatsızlık duyduklarını belli etmekten geri durmamışlardır.
Sayfa 106·Kitabı okudu
Tarih
Mustafa Kemal’in liderlik süreci
Altını defalarca çizmek istediğimiz bir nokta, 23 Nisan 1920 öncesinde Mustafa Kemal’in liderliğinin öyle hemen herkes tarafından kabul edilmiş olmadığıdır. Bu süre içerisinde defalarca yoluna taş konacak, birçok zorluklarla karşılaşacaktı. Zaten başka türlüsü de pek mümkün değildir. Ortada bir hükümet, padişah ve halife vardır ve namlı bir komutan da olsa, birinin buna tek başına alternatif olması ancak kademeli bir şekilde, zekice bir strateji ve ince bir diplomasi ile mümkün olabilir.
Sayfa 106·Kitabı okudu
Tarih
Mustafa Kemal’in ulus sathında bir direniş örgütlemesi oldukça zor olmuştur ve buradaki tek engel Vahdettin ile Damat Ferit ikilisi değildir. Beraber yola çıktığı insanlar bile yeri geldiğinde çok ileri gittiğini iddia edecek, birçok kez de onu yalnız bırakacaktır. Frenklerin deyimiyle ‘’kutunun dışında düşünmek’’ herkesin başarabileceği bir şey değil gibi durmaktadır.
Sayfa 91·Kitabı okudu
Tarih
Neden Mustafa Kemal Seçildi?
Peki, neden Mustafa Kemal? Damat Ferit, neden tüm planlarını altüst edecek bu genç ve hırslı kumandanı kendi eliyle Anadolu’ya yollamış, üstelik tüm askerî ve sivil makamlar üzerinde geniş yetkilerle donatarak kendisinin tüm ülke çapında bir millî direniş örgütlemesinin önünü açmıştır? Altı yüzyıllık bir saltanatı ve 13 yüzyıllık hilafeti gözünü kırpmadan kaldıracak, tüm hanedanı sınır dışı edecek birinin Anadolu’ya geçmesine Vahdettin neden izin vermiştir? Yoksa hakikaten, bazılarının iddia ettiği gibi, kendisine gizli bir görev verilmiş ve bir direniş örgütlemesi mi tavsiye edilmiştir? Tabii ki hayır. Vahdettin’in Mustafa Kemal’e asıl şimdi yapacağı hizmetin bundan öncekilerden çok daha önemli olduğunu söylemesi ve, “Paşa, devleti kurtarabilirsin,” dediği doğrudur. Ancak son Osmanlı padişahına göre devletin kurtulması, gemileri limanda bekleyen muktedir İtilaf Devletleri’ne Anadolu köylüsüyle kafa tutmakla değil, onları kızdırmadan isteklerini yerine getirmekle ve bir türlü imzalanamayan şu barış antlaşmasının şartlarının olabildiğince yumuşatılacağını ummakla mümkündür. Zaten böyle olmasaydı, Mustafa Kemal’in yıllar sonra bu hikâyeyi bizzat aktarmasının manası olmazdı.
Sayfa 87·Kitabı okudu
Tarih
Reklam