Semih SAYIN

Semih SAYIN
@Erendiz_sem
...öyle geçici durumlar vardır ki, ömür boyu sürerler.
Semih SAYIN
Madlen keki kadar etkili
Reklam
BİR KİTABIN SAYFALARI Baktım rüzgarsın sen. Baktım çamaşır ipini zorluyorsun Hepimizin derdi güzel yaşlanmak sevgilim Baktım bir kitabın sayfalarını çeviriyorsun. Ayağına terlik giy, bildiğimiz şeylerin taşında, Yalın ayak geziyorsun. Biz satranç oyuncusuyuz sevgilim, Üzerimizde kara bir leke Biz satranç oyuncusuyuz. İnanmıyoruz ceketlerin düğmelerine, İnanmıyoruz takvimleri savurarak gelen geleceğe İşte yitirdik bütün taşlarımızı Darmadağınık oyun tahtası. Bir tek şahımız kaldı sevgilim O da evli iki çocuk babası. Kelimeler önümüze çıkıyor sevgilim Uykumuzu bölüyor burdan çocukluğumuza kadar, Burdan çocukluğumuza kadar bir telaş… İçi boş kuşları kovalıyoruz, Hep bir sebep arıyoruz herkese küsmek için. Hemen o cumartesi buluyoruz, hemen o pazar. Yaşamak, çukur yerlere doluyor diyorlar, Bu yüzden yıkıntıya dönüşse de yaşıyormuş insan.
Şiir
Büşra Oğuz isimli okura yanıt verildi
Semih SAYIN
"Işe yarar bir şey" isimli filmde söylenmişti. Filme yakışan bir şiir. Filmi izlemenizi tavsiye ederim.
Schopenhauer e göre; dünyanın ancak onu kavrayan bir öznenin kurduğu ilişki bağlamında var olduğunu söyler. Ona göre dünyanın bizim tasarımımız oluşu zamandan, zamandan veya nedensellikten daha genel bir kalıp olması ve tüm nesneler sınıfının onu gerektirmesi bakımından a priori tek gerçeklik niteliği taşır: Bu tanım isteme ve tasarım olarak dunya kitabinda ki tasarima yaptığı tanimlamadir. Isteme ise oznenin emprik tasarimi olarak 2 şekilde tanımlama yapmıştır. Düşünün bu fikirleri henüz 28 yaşında doktora tezi aşamasında geliştirmiştir.
Felsefe
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
Semih SAYIN
Zaman ile ilişkisini Yeter-Sebep ilkesi ile rahatlikla açıklayabiliriz. Uzam ve zamanda bulunan fiziksel nesneler, nedensellik yasasına göre yönetilir. Uzam, zaman ve nedensellik formlarının empirik gerçekliğimizi oluşturduğunu söyleyen Schopenhauer’a göre, uzam ve zaman maddesellik kazandıkları zaman algılanabilirler. Uzam ve zamanı dolduran madde ise nedenselliktir. Nedenselliğin içindeki neden ve sonuç arasındaki etkileşim nedenselliğin hareket noktasını oluşturur. Dolayısıyla uzam, zaman ve nedensellik birbiriyle etkileşim içindedir ve cismin özünü oluşturur. Schopenhauer, anlama yetisinin tek fonksiyonunun nedenselliği bilmek olduğunu söyler ve fiziksel nesnelere karşı olan algımızın zihinsel gerçeklikler olduğunu dile getirir. Etkiden yola çıkarak nedeni bilen anlama yetisi, duyumları algıya dönüştürür ve maddenin tasarımında uzamı ve zamanı birleştirir.