Gamze

Gamze
@Erginoguz_
İnsan zamanı durdurmak istediği yere aittir...
öğrenci
YYÜ| midwifery
Van
74 okur puanı
Kasım 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·479 syf.··
2024 2. kitabı
okuduğum en iyi psikolojik romanlarda ilk 5'in içine mutlaka girecek bir kitaptı. Oğuz atay'ın eşsiz eseri... hikmet benol'un iç sorguları şeklinde hüsamettin albay(ım) la diyologları ve monologları şeklinde seyreden bir eser. Kitapta beni derinden etkileyen çok fazla yer oldu. Altını çizdiğim, deftere not ettiğim sayfalarca alıntı oldu. Ama en beni en çok etikeyen alıntıları buraya da eklemem istiyorum belki bu alıntılardan etkilenip kitabı okumaya karar veren kişilere vesile olurum sev-mek! sadece bir eylemden ibaret midir yani? bu eylemin geçtiği bir cümlenin öznesi olamaz mıyım ben de? kalsın, onu da istemiyorum. susmak istiyorum. ölmek öyle yakın ki halime. hayatla dalga geçer gibiyim. sanırım ben düze çıkmayı başaramayanlardanım. ölmek başlı başına asil bir eylem nasılsa. zamana karşı bir duruş, bir baş kaldırış, gülüşlere karşı bir haykırış. her şeye rağmen bir çekip gitme hali. gidiyorum, susuyorum o halde ben de. sahi kalsam, anlatmamı istemez miydiniz? pekala. siz bilirsiniz. zaten, “kelimeler… kelimeler albayım, bazı anlamlara gelmiyor.” fakat benim de sevmeye hakkım yok mu albayım? “yok.” peki albayım. ben de susarım o zaman. gecekondumda oturur, anlaşılmayı beklerim. fakat albayım, adresimi bilmeden beni nasıl bulup anlayacaklar? sorarım size: “nasıl?” kim bilecek benim insanlardan kaçtığımı? ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek istiyorum. tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan, bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor. küçük oyunlar istemiyorum albayım.
Edebiyat & Roman
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·382 syf.··
2023 2. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2023 17:49
İlk defa bir Tanpınar eseri okudum ve dilinin oldukça ağır geldiğini söylemem gerekiyor zaten 36 günde bitirmemden de belli oluyordur. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın bu eseri bana bir noktada Fahrenheit 451 kitabını anımsattı. Orda da kitapta bahsedilen itfaiye teşkilatı kendi varlığının gerekliliğini bu kitaptaki enstitü gibi açıklıyordu. Roman toplumun değişimine uyum sağlayamayan Hayri İrdal'ın insanlara ve topluma yabancılaşmasını anlatıyor. Yani romanın ana ekseninde kitaba adını veren enstitü değil Hayri İrdal'ın yaşamı var denilebilir. Arapça ve Farsça kelimelerin çokluğundan dolayı zorlanarak okuduğum bir eser oldu ama bitirdikten sonra iyi ki okumuşum dedim kitapta farklı bakış açıları yaratan bir çok cümle ve paragraf vardı, keyifli okumalar...
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202352,9bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2021 3. kitabı
Her şeye karşı duran, karşı çıkan, karşı olan, sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç katlanamayan, hem farklıyı hem doğruyu arayan, bir ismi bile olmayan ve Yusuf Atılgan'ın kısaca C. dediği bir adam... Aylak Adam... Zor bir karakter, zor bir yaşam ve yalın bir roman... "Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaydaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur, kimi müdürlüğüne, kimi işine, sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutmağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. Gülünçlüğünü fark etmez. Kağızman köylerinden birinde bir çift öküzüne tutunan bir adam tanıdım. Öküzleri besiliydi, pırıl pırıldı. Herkesin, “- veli ağa’nın öküzleri gibi öküz, yoktur”, demesini isterdi. Daha gülünçleri de vardır. Ben, toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum: gerçek sevgiyi! Bir kadın. Birbirimize yeteceğimiz, benimle birlik düşünen, duyan, seven bir kadın!" (Can Sanat Yayınları, sayfa:183)
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971bin okunma
Suçu toplum hazırlar suçlu işler!
Puan vermedi·112 syf.··
2023 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2023 00:59
Sonunun baştan belli olduğu bir roman... 'Santiago Nasar, onu öldürecekleri gün, piskoposun geleceği gemiyi karşılamak için sabah saat 5.30'da kalkmıştı.' kitabımız böyle başlıyor ve cinayetin sebepleri anlatılıyor. Aslında namus davası uğruna ölen bir karakter Santiago Nasar ama ben romanda üzerine vurgu yapılmak istenen konunun "namus davası" olduğunu düşünmüyorum. Elbette tüm hikaye bunun üzerinden şekilleniyor fakat yazarın bir mesajı varsa o kesinlikle bu değil. Namus davası, ilk sayfadan son sayfaya kadar cinayetin işlenme nedeni olarak varlığını koruyor ama sadece neden olarak var orada. Yüzeysel olarak var yani, cinayetin nedeni hırsızlık da olabilirdi, kan davası da olabilirdi, toprak kavgası da olabilirdi. Kitaptaki namus davası, bu saydığım ve istersem sonsuza uzatabileceğim nedenlerden biri olarak olay örgüsünün içinde yer alıyor. Ötesinde bir anlam derinliğine sahip değil. Kitap boyunca da irdelenmiyor zaten bu konu. Santiago Nasar ölüyor, kitap bitiyor fakat biz hala bilmiyoruz Santiago Nasar'la Angela Vicario arasında bir şey yaşandı mı yaşanmadı mı? Pedro ve Pablo Vicario, kitap boyunca pek çok kez dile getiriyorlar Santiago Nasar'ı öldüreceklerini. Karşılaştıkları herkese bundan bahsediyorlar. Kasaba küçük ve herkes birbirini tanıyor. Santiago Nasar'ın öldürüleceğini öğrenen, bundan başkasına da bahsediyor ve neredeyse herkes duyuyor, biliyor bunu. Sadece Santiago Nasar öldürülmeden biraz önce öğreniyor gerçeği. Santiago Nasar ne zaman öğrenecek başına gelecekleri diye okuduğumuz kitap, Santiago Nasar'ın başına gelecekleri öğrendiği an bitiyor kısaca. Bence yazarın da asıl cevap aradığı nokta burası. Nasıl oluyor da herkesin bildiğini, ilk bilmesi gereken en son öğreniyor? Kasaba, Santiago Nasar'ı neden uyarmıyor? Ellerinden bıçakları alınmasına
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2021 9. kitabı
16—18 yaş aralığında bütün gençlere okutulması gereken bir eser. Kitap okumanın ne denli değerli olduğunu, okumadığımızda nasıl bir topluma dönüşeceğimizi anlatıyor. 'Ben okumadım bak bir şey olmadı' gibi saçma sapan cümleler kuran insanların azalmasını sağlar. Bana kalırsa edebi açıdan şaheser bir roman değil, aslında roman da değil, bir öyküdür. Öykü kalsaydı daha güzel olabilirdi ama yazarın kendi tercihi. Hayatınızda kitap okumayı eksik etmemeniz gerektigini anlatan distopik bir eser. Eğer kitap okumaz ve araştırma yapmazsanız size dayatılanlarla yetinmek zorunda kalırsınız.
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,2bin okunma