Bu kıtap hakkında konusulacak çok şey var.
Kitabın adı ‘Dünya’ya Düşen Adam’ fakat Newton(dünyadaki adıyla) dünyaya düşmemiş gezegeni Anthea’da yaşanan nükleer savaşlar sonucunda kazanan kendı türünü kurtarmak ve dünyanın da aynı sonu yaşamaması için dünyaya bilinçli ve planlı bir şekilde gönderilmiştir. Üstün teknolojilerini kullanarak dünyada zengin olmuş ve uzay gemisi yaparak gezegenindeki bir avuç Anthealıyı buraya getırmek ıcın 5 yıl boyunca çalışmıştır. Fiziksel olarak insana benzesede dünyada anatomik olarak zorlanmıştır. Son zamanlarda gelış amacını sorgulamaya başlayan Newton’un insanlaşmaya başladığını görürüz. FBI onu uzun süre izlemiş sonunda tutuklamıs,sorgular incelemeler derken adamın gözlerını sonunda kör etmıstır.
Newton dünyaya gelınce ne dusunceler ne umutlarla gelmiş olmalı,sonunda ınsanların hırsı ve işine yarayan varlıkları yanında tutmaya calıstıgını anlamıs olmalı. Barda Bryce ile konusmasında anlıyoruz ki artık insanların kurtarılmaya değer olmadıklarının bilincine varmıstır. İnsanoğlu gerçekten kötüsün kendınden olanı yada olmayanı nasıl da kullanıp hırsına cıkarına mağlup edıyorsun. Newton’da kıbır hırs goremedım ben tam tersıne ınsanların kıbrıne kurban gıttıgını dusunuyorum. Bir kez daha barda Newton’un söylediği sonuca varıyoruz; İnsanlık kurtarılmaya değer mi? Ayrıca kıtapta Yunan mitolojisinden İkarus ile bölüm baslıkları olması tesadüfü değil.
Ben kıtabı çok sevdım dilini çok sevdim ve ana karakterımız olan Newton’u anlamayı da.
1976 da filmi yapılmıs.