Özge

Kar ve İnci romanım, Hallac-ı Mansur’dan bir epigrafla başlıyor: “Cehennem, acı çektiğimiz yer değildir. Cehennem, acı çektiğimizi hiç kimsenin bilmediği yerdir.”
Sayfa 15·Kitabı okudu
Reklam
“Ruhunu satmak dünyanın en kolay şeyidir. Bunu herkes her saat yapıyor. Ben senden ruhunu korumanı istesem ... bunun neden daha zor olduğunu anlayabilir misin?”
Sayfa 627·Kitabı okudu
Riske girmediğin için, içindeki canlı varlığı duyumsama yeteneğin olmadığı için, çocuğundaki sevgiyi daha doğmadan öldürdüğün için, boğduğun için; hiçbir özgür, canlı ifadeye, hiçbir özgür doğal harekete tahammül edemediğin için, bütün bunları yaptın ve evini kum üstüne kurdun. Derinden korkup soruyorsun: “Mr. Jones ya da Herr Meier ne der?”
Sayfa 69·Kitabı okudu
Beni alenen ahlaksızlıkla suçlarken, gözüme bakma cesaretini göstermiyorsun. Çünkü biliyorsun, hangimiz asıl ahlaksız, şehvetli ve kaypak.
Sayfa 57·Kitabı okudu
Squealer, pazar sabahları, ayağıyla tuttuğu uzun bir kağıt parçasından birtakım rakamlar okuyarak, çeşitli gıda malzemelerinin üretiminin yüzde iki yüz, yüzde üç yüz, yüzde beş yüz arttığını açıklıyordu. Hayvanlar, Ayaklanma’dan önceki koşulları artık doğru dürüst anımsamadıklarından, ona inanmamak için bir neden göremiyorlardı. Ama gene de, öyle günler oluyordu ki, daha az rakam dinleyip daha çok yemek yiyeceğimiz günleri ne zaman göreceğiz, diye düşünmeden edemiyorlardı.
Sayfa 98 - Can yayınları·Kitabı okudu
Reklam