Esin Elçin Kırlı

Sufilerin Mutluluk Sanatı - Kadim Terapi
Puan vermedi
İnsan, yaradılışı gereği, musibetler karşısında zayıf ve âcizdir. Basit bir kederle bile baş dönmesi yaşar. Küçük bir gam karşısında sersemleşir. Bir mikroba mağlup olan bedeni gibi ruhu da basit bir mesele karşısında sarsıntılar geçirir. Yaşam gidişatındaki ufak bir aksaklıktan ümitsizliğe düşer. Gerçekleşme işareti taşımayan zayıf olasılıklardan telaşa kapıldığı dahi olur. Önemsiz bir mevzuda hayal kırıklığına uğradığında hayat ona tümden acı görünür. Dünya sık sık ona dar gelir, pek çok defa zindan gibi olur. İnsan, hissiyatını kontrol edebilme konusunda zayıftır. Nefsinin arzularını gemlemede âcizdir. Kalp dinginliğini sağlamada çoğu zaman yetersizdir. Kendi düşüncelerine karşı bile mağluptur. Aklının bir mutluluğa onlarca acı karıştırmasından yakasını bir türlü kurtaramaz. Yaşamın en kırılgan varlığı olan insanın hâletiruhiyesinin hangi hikmetler için böyle mukavemetsiz yaratıldığı, üzerinde tefekkür etmeye değer bir konudur. İnsanın zayıflığı ve yaşamındaki acılar konusunda en ilginç tahliller çoğunlukla sûfilerin dünyasından gelmiştir. Birçok insan için yıkım sebebi olan hadiselerin sûfiler tarafından gülüp geçilecek nitelikte algılanması, çocuğun dünyasında büyük bir sorun hâlinde yaşanan bir oyuncak kaybının, bir yetişkinin pek de önemsemeyeceği bir durum olmasına benzetilmiştir. Doğu’nun ve Batı’nın kadim tesellilerini aktarmaya devam eden Dervişin Teselli Koleksiyonu, üçüncü kitapta sufilerin mutluluk sırlarını merkeze alıyor.
Din
Dervişin Teselli Koleksiyonu 3Mecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 2023939 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·565 syf.·
2021 47. kitabı
✍DİPÇE : İnsan kör geçer yaşam yollarından, çevremizde bulunan korkunç yoksulluğun ne kadar azını görüyoruz aslında! (s. 263) Öncelikle Cannetti hakkında öğrendiğim birkaç detayı buraya alıntılamak istiyorum çünkü bu detayların kitabın taslağında önemli rol oynadığını düşünüyorum: 1. Canetti, çocukluğunda kızamığa yakalanır ve birkaç gün görme yetisini kaybeder. Karanlık ve çok eski bir anı olarak nitelediği bu durum hayatı boyunca onu yoklayan bir kabus olarak devam eder. 2. Bir diğeri de Cannetti'nin polis şiddetinin doğurduğu bir yangına tanıklık etmesidir, bir Adliye binasının yangını esnasında yanan 90 insanı, kağıtları ve yangını seyreden onu tetikleyen kitleleri asla unutmaz ve yangın vakası yazarın zihninde bir travmatik algıya oradan da Körleşme eserine taşınır. Körleşme eseri için 25 bin kitabın yakıldığı Nazi eylemine(1933) telmih var dense de bu yangın olayının da kaynak teşkil ettiğini düşünüyorum. Belirtmem gerekir ki 'Körleşme' okuru sarsan rahatsız eden bir eser, bir nevi savaş meydanı: bilginin ve cehaletin; gerçeğin ve dalaverenin; hakkın ve haksızlığın; bireyin ve kitlenin, iç ve dış sesin çarpıştığı bir meydan. Ana karakterden yan karakterlere kadar derin tahlil ve tespitlerin yapıldığı, kapitalist faşist sistemin postal sesleriyle çınlayan, dolayısıyla yıpratan bir eser. Profesör Peter Kien etrafında şekillenen ve salt kurgu gözüyle bakmadığım esere anakarakterle başladığımızda dikkatimizi ilk çeken karakterimizin adı olur : Kien Almanca'da çıra demekmiş. Öyleyse adına yazgılı bir karakterin hikayesi bu diyoruz ilerledikçe! Kimdir Kien? Ünlü bir sinolog, bir linguistik, muazzam bir hafıza, bunların yanı sıra bilgisinin kölesi, bilimsel kürsüleri ve insanları küçümseyen, merdümgiriz, kitaplarının dünyasında yaşayan ve kütüphanesini
KörleşmeElias Canetti · Sel Yayıncılık · 20214,495 okunma
Tatlı yiyeceklere olan düşkünlüğümüz, bize Taş Devri’nde yaşayan atalarımızdan miras kaldı. Bedenlerimizdeki DNA kullanma kılavuzlarında kalın harflerle, “Tatlı bir şeyler bulduğunda, mümkün olan en kısa sürede, mümkün olan en fazla miktarda ye!” yazıyor.
Bilim
Bugün bir diktatör iktidarı ele geçirdiğinde, halkın ülkesini bırakıp gitmesi o kadar kolay değil. Ama Taş Devri’nde insanlar, oylarını genellikle ayaklarıyla kullanırlardı (hoşlanmadığınız bir şey olduğunda kolayca çekip gidebilmenin havalı bir ifadesi).
Bilim
Gördüğünüz gibi, biz Sapiensler pek de nazik hayvanlar değiliz. Diğer Sapienslere karşı sadece ten rengi farklı diye, başka bir dil konuşuyor ya da başka bir dine inanıyor diye zalimlik yapabiliyoruz. Durum böyleyken, Sapiens atalarımızın Neandertaller gibi tamamen farklı insan türleriyle karşılaştığında, pek de iyi davranmaması o kadar da şaşırtıcı değil.
Bilim