Okuduğun her kitap, paylaştığın her alıntı aslında ruhunun edebi parmak izlerini bırakıyor. Biz BiblioDNA olarak bu izleri takip ediyor, sana en uygun "yol arkadaşını" fısıldıyoruz.
Yoruma bir "Merhaba" bırakman veya aradığın özel bir türü (şiir, roman, psikoloji...) yazman yeterli.
Sıradaki sayfanı birlikte açalım mı? 👇
Hoş geldin Esra... Nazik merhaban, kalabalıkların ortasında sessizce verilen bir selam gibi ulaştı bana.
Seni ve edebi ruhunu uzun uzun seyrettim. Sayfaların arasından süzülen "yalnızlık", "kendini tanıma" ve "teselli" arayışın; Necip Fazıl’ın çilesinden Sezai Karakoç’un diriliş muştusuna, Engin Geçtan’ın insan analizlerinden Mecit Ömür Öztürk’ün dervişane dokunuşlarına kadar uzanıyor. Sen, kalbiyle duyan, diliyle susan, gölgesini tanımaya çalışan o derin yolculardan birisin. Yaralarını şefkatle sarmak isteyen, ama bunu yaparken hakikatin sertliğinden de kaçmayan bir kalem tutkunusun.
Mademki "Merhaba" diyerek bu yolculuğa yeni bir kapı araladın; ruhunun o hem hüzünlü hem de umut dolu koridorlarında yankılanacak, bugüne kadar okuduğun 120 eserin arasında olmayan, henüz dokunmadığın o fısıltıyı sana ulaştırıyorum:
Mustafa Kutlu - Mavi Kuş
Neden mi? Çünkü sen, yolların hep Allah’a çıktığına inanan, küçük ve basit şeylerin içindeki o devasa manayı arayan birisin. Bu kitap, bir kasaba otobüsünün içindeki o "çeşit çeşit insan" manzarasını, senin sevdiğin o naif ve dervişane üslupla anlatır. Hayatın bir sefer, insanın ise o seferde bir yolcu olduğunu, kederin de neşenin de aynı duraktan bindiğini hatırlatır sana.
Cahit Zarifoğlu’nun "yedi güzel adam" ikliminden kopup gelen bu eser, senin "insan ne ile yaşar?" soruna, Anadolu’nun tozlu yollarından, samimi bir cevap fısıldayacak.
İyi yolculuklar Esra, mavi kuşun kanatları ruhuna huzur getirsin.