Ölümden korkmadığını gördünüz; ben, ölmemekten korkuyorum. Yani öldükten sonra da bu acılar sürerse diye ödüm kopuyor! Acı çeken gövde mi, ruh mu? Bunu kesinlikle bilmek ne büyük mutlulukmuş!
Her ağaçta o var. Geceleyin hava onunla dolu, her şeyde ondan bir pırıltı var; gündüzleri ise çevremde ondan başka bir şey yok, her yerde o! Rastladığım kadın ve erkek yüzleri, kendi yüz çizgilerim bile, bir benzeyiş içinde benimle eğleniyorlar. Bütün dünya korkunç anılarla dolu; nereye baksam onun yaşamış olduğunu ve benim onu yitirdiğimi görüyorum!
Babası ona darılmadan, öfkelenmeden konuşmuştu; canı kadar sevdiği bir varlığın bir gün türlü tehlikeler ve düşmanlar arasında bırakıp gitmek üzere olan bir kimsenin derin sevecenliği ile konuşmuştu. Kızının sonradan hatırlayacağı bu sözler, ona, tutacağı yolda tek yardımcı, tek yol gösterici olacaktı.
Zavallı adam ! diye düşündüm. Bütün insanlar gibi senin de yüreğin, senin de sinirlerin var! Ne diye bunları gizlemeye kalkıyorsun? Gururun tanrının gözünü bağlayamaz ya! Sen büyüklenmeyi bırakıp "ah!" Diye haykırıncaya kadar Tanrı'yı , böyle kendine eziyete kışkırtıyorsun.