Bitmesin diye her bir cümlesini kafama kazıyarak 2 ayda bitirdiğim kitap.
İnceleme spoiler içerir!!
Hikayemiz Afrika'da başlıyor iki zıt kutup Kinyas ve Kayra'nın zihinsel ölüm yolculuğunda yolda yaşadıklarını ve seçtikleri yolu 3 bölümde inceliyor. Başta fazlasıyla yerin altında olan ama bir yandan okuyucuya hissettirmeden toprağı eşeleyen Kinyas'ın sözleriyle başlıyor. "Bak Kayra, biz herkes olduk. Kendimize en büyük acıları ve zevkleri tattırdık. Ve yeri öpmemize çok az kaldı. Başladığımız yere dönmeden, yani sermayemizde ve hafızamızda sadece ismimiz kalmadan yazacaksın." Diğer bir yanda ise kitabın ilk zamanlarında daha normal olmakla birlikte her yeni sayfada daha karanlık bir zihinle karşımıza çıkan bir Kayra. Cevabı ise şu" Tamam. Yazacağım. Ama bil ki kan kaybeder gibi kelime kaybettim. (...) " ve kitap iki farklı bilincin sırayla yaşadıklarını farklı pencerelerden yazması ile başlıyor. Kitabın ilk bölümü 'Kinyas, Kayra ve Hayat' kitabın ilk bölümünde iki dünyanın en karmaşık ruhunun daha da özgürleşmek ve illegalliğin en zirvesini yaşamak için ortak seçtikleri hayat anlatılıyor. Uyuşturucu, tecavüz, kaçakçılık, şiddet, adam öldürme. Bütün bunları yürüşe çıkar gibi yapan iki manyak. Bu iki adam her ne kadar iki zıt kutup olsada en büyük ortak yönleri ilk bölümde hissizlikleri. Eğer birşey hissedecekleri düşüncesi gelse akıllarına birbirlerini öldürebilecek kadar vahşi. Ve tabi ilk bölümün en çarpıcı karakteri Alp bir insanın yaşadığı bütün duyguları 3,4 sayfalık bir karakterle zihnimize kazıyor Hakan Günday. İkinci bölüm Kayra'nın yolu ile devam ediyor. Kayra aslında kinyasın ortaya attığı ve okuyucuya inandırdığı zihinsel ölüm yolculuğunu tamamlıyor ikinci bölümde. Her gün yazarak zihnini en gereksiz bilgilerden tut günlük hayatın işleyişinde kullandığımız