Esma Nur Araz

Aşk, kör bir coşku ve körlükten kaynaklanan bir bağdır. Ama sevmek öz farkındalığa sahip olan, mantıksal, parlak ve zülal bir bağdır. Aşk, genellikle şehvetten kaynaklanır ve şehvetten kaynaklanan her şey değersizdir. Sevmek ise ruhun içinden doğar ve bir ruh nereye kadar yükselebilirse, sevmek de onunla birlikte yükselir.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kişinin benliğini kırmanın birinci şartı, sopalarla dövmek değil, sahip olduğu adı reddetmekti.
"Senin anlayacağın, karga eskiden namuslu, doğru ve bayağı karga gibi yürürmüş ama, günün birinde keklik gibi kırıtarak yürümek esmiş aklına ve zavallı, o zamandan beri kendi yürüyüşünü de unutup sapıtmış; şimdi de, görmüyor musun, sıçraya sıçraya gidiyor..."
Ve o tabloda, iyiler kötülerle ve cennet cehennemle savaşıyordu. Oysa böyle bir savaş yoktu ve hiç olmamıştı. İyiyle kötünün kıyamet gününe kadar sürecek olan ölüm kalım savaşı, insanlığın yediği en büyük kazıktı.
Sayfa 26
Öyle bir çığlık atsam ki dünya çatlasa! Altı milyar insan sağır olsa! Tanrı sağır olsa! Ben sağır olsam! Kör olsam! Görmesem hayatı! Bitse herşey…