Ne görmek istediğiniz imgedir ne de duymak istediğiniz şarkı. Gözlerinizi kapatsanız da gördüğünüz imge, kulaklarınızı tıkasanız da duyduğunuz şarkıdır güzellik.
Sevinçliyken yüreğinizin derinliklerine bakın göreceksiniz; sizi şimdi sevindiren, bir zamanlar üzenden başkası değildir.
Kederli olduğunuz zaman yine yüreğinize bakın göreceksiniz, aslında, bir zamanlar neşe kaynağınız olan için ağlamaktasınız.
“Gençliğiniz haram olmuş desenize," dedim.
Çok şaşırdı, çevresine siyah, kalın sürmeler çektiği gözleri iri iri açıldı:
“insan gençliğini aşka vermezse, gençlik neye yarar?” dedi.
Saçma sözler ettim, ne inandığım ne inanmadığım sözler; tatmadığı bir duygu hakkında akıl yürütmeye kalkışan zavallı bir adamın acınası çabası.
"Ama sonunda kaybeden siz olmuşsunuz.”
"Kayıp mı? Kaç kişi böylesine sevebilmiştir dünyada?”
“Ama kucağında bir kucak korla kalan siz olmuşsunuz."
“İyi ya, boş değildi kucağım.”
"Ama yandınız, kül oldunuz.”
"Ama vardım, kül bunun kanıtı.”
"Humeyd evladım, sen sen ol, söyleyeceğin sözün duyulmamasın istiyorsan, söyleme! Yapacağın işin görülmemesini istiyorsan, sakın yapma! Kutlu Nebi 'Sonradan pişman olup özür dileyeceğin sözü baştan söyleme.'buyururdu. Özür dilemek bir erdemdir, illa özür dileyecek sözü sarf etmemek daha büyük bir erdemdir. Akıllı ile deli arasindaki fark odur ki, biri bildiğini söylemez, diğeri söylediğini bilmez. Sen akıllılardan ol! Bir de, 'İnsanlarn elindekine güvenip de işini gücünü bırakma.' buyurmuştu Kutlu Nebi, sakın unutma."