Sakın bir dîdeyi ağlatma handân olmak istersen
Dokunma hâtir-i mûra Süleyman olmak istersen
Meserret-bahş olur gerçi âdüvden ahz-ı sâr etmek
Fakat îcab eder birçok mezâhim ihtiyâr etmek
Havanın, denizin, denizdeki hareketin, dizlerime sürtünerek koşan çocukların, sessizlikle önüme bırakılan çayın, motor gürültülerinin, ıssızlık içinde korku doğurarak kayan yelkenlilerin, sağ omzumu ağırlaştırarak ufka inen güneşin ve gelip giden insanların hayata doğru kımıldatamadıkları bir varlığım şimdi.
Yine de biri çıksa, nasılsın dese alışkanlıkla iyiyim diyeceğim. Kederli olduğum da söylenemez zaten.