Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir!.. Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm vermesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz? Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatlığıyla öteye geçiveriyoruz?
Sayfa 31 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
İnsanlar niçin yalan söylerler ve iftira ederler? Benim
naçiz kanaatıma göre, iftira sade çirkin değil, aynı zamanda gülünç ve âciz
bir şeydir de. İnsan tabiatı iktizasınca birbirlerini kötülemek isteyenler
sadece düşmanlarının hayatlarına baksınlar, yeter. Çünkü her insanın
hayatında hiçbir muhayyilenin icat edemeyeceği kadar aksaklık vardır, ve bu aksaklıklar o insanla beraber yetişmiş, büyümüş şahsî, nevi kendine
mahsus şeylerdir. Kul kusursuz olmaz, sözü sırf bu gerçek için söylenmiş
bir sözdür. Bu hikmetin gösterdiği yoldan gidip karşımızdakini tanımaya
çalışacağımız yerde iftiraya kalkmak, adeta pazar malıyla giyinmeye
benzer.