İnsan neden çirkin bir şey yapmaktan utanır da, güzel şeyleri yapmaya özenir? Bu iki duygu olmasa, ne bir devlet ne de bir insan büyük ve güzel işler başarabilir.
Keşke bilgi, dolu bir kaptan boş olana bir yün iplikle süzülen su gibi olsaydı da, iki insan, birbirine dokununca bilgi, dolu olandan boş olana geçebilseydi.
Hoşnutluğun yerine sevgi geçmişti. Ve sevgi, daha önce hiçbir duygunun erişemediği kadar derinlerine inmişti. Buna cevap olarak yine en derinlerinden yeni bir şey geldi: sevgi. Kendisine verilenin karşılığını veriyordu. Bu da bir tanrıydı aslında, sevgi tanrısıydı; mutluluk saçan ışığında, Beyaz Diş’in doğasının güneş altındaki bir çiçek gibi açılıp serpildiği, sıcacık bir tanrı.