Bu bana büyüdüğümü hissettirdi. Her şeyin geçmişte kaldığının, büyüdüğümün, önümde bu geçmişten bağımsız yeni bir gelecek yaratabileceğim uzun yılların olduğunun farkına vardığım müthiş bir andı.
Geçenlerde bir arkadaşım, ona senden bahsederken, “ Baban geçmişini anlatmak istemiyor çünkü o geçmiş, ona başka biri olabileceğini ama olamadığını hatırlatıyor,” dedi. Haklı olabilir.
İnsan bir dakika erken “karar veremiyor”; bunu ancak olaylar ve durumlar kendi kendine kararı belirledikten sonra yapabiliyor. Diğer her şey keyfi, anlamsız, insanlık dışı. Hayat karar veriyor; şaşırtıcı, harikulade bir biçimde. Ve sonra her şey alabildiğine kolay ve doğal oluyor.
Üzülmeyin, Ulaş, hiç üzülmeyin, ben zaten Orhan’ın gidişine herkese yetecek kadar üzüldüm. Kimseye kalmadı daha fazla üzüntü. Bütün üzüntüleri üzüldüm ben, bir de siz üzülmeyin.
Acıklı çelişkiler yumağında yolunu kaybetmek üzere olduğunun bilincinde değildi, yaşadığı mahzenin loş ışığına zamanla gözleri alıştığından bu karanlığı hayat diye kabullenmişti.