İnsanların genel olarak beğendiği fakat benim beğenmediğim bir kitap oldu. Bu tür kitaplar pek hoşuma gitmiyor fakat başlayınca bitirmek zorunda gibi hissedip yarım bırakamıyorum. Bu tür kitaplar aşk hakkında kişisel gelişim gibi geliyor. Bir şeyler hissettirmeye ve bu duyguları atlatamayan insanlara yazılıyor, muhtemelen yararlı da olunmuyor. Sadece edebiyat yapmaktan ibaret. Birkaç güzel cümle okunur kıldı, onun dışında bitirmek için zorladığım bir kitaptı.
Sabah UykumAhmet Batman · Destek Yayınları · 201312,1bin okunma
Herkeslere tavsiyemdir Akıcı bir dil, bir sonraki sayfaya merakla ve sabırsızlıkla geçtiğimiz süper bir kitap Yazarın daha önce okuduğum diğer kitapları gibi buda harika ve akıcı bir kitap.
Başka Bir ŞeyAhmet Batman · Destek Yayınları · 20193,006 okunma
Hikaye akış olarak kendine bağlıyor. Her bölüm sonunda 'Bundan sonra ne olacak acaba?' diyerek yeni bölüme geçiyorsunuz. Özellikle platonik aşıksanız dile getiremediğiniz acılarınıza Rüzgar bir nebze olsun iyi gelebilir. Lakin bu Rüzgarın doğru kararlar verdiği anlamına gelmiyor. :) Hikaye akışı boyunca birkaç olay sürekli tekrarlıyor, karakterimiz yanlış yaptığının farkında ama aynı yanlışı sürekli olarak devam etmekte. Bu da bazı kavramların okuyucuya yanlış aktarılmasına sebep oluyor. Son bölümlerde büyük olaylar üst üste geliyor fakat fazla üstünde durulamamış hissiyatı verdi bana. Çok büyük beklentilerim yoktu ancak kitabın sonunun daha farklı bir şekilde bitmesini isterdim. BURADAN SONRA SPOİLER İÇERİR . Rüzgar karakterini başlarda çok severek okudum. Platonik olarak yaşadığı bu aşkı o kadar güzel anlatıyordu ki yazdığı her satırı hayranlıkla okuyordum. Kimseyi kırmadan incitmeden sadece seviyordu. Yağmur karakterini ise nefret ederek okudum. Rüzgar'a boş umutlar verip sonrasında hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam etmesi beni çıldırtıyordu. Ondan daha çok sinirlendiğim bir şey varsa da Rüzgarın her seferinde bu kadını affetmesiydi. Yaptığı şeylerde öyle affedilecek bir şey olsa keşke. Berker denilen çocukla ne zaman kavga etseler hoooop Rüzgarın yanına bitiyor. Berker geri döndüğü zamanda da ortadan bir anda kayboluyor. Rüzgarla bir ara sevgili dahi oldular ama yine Berker denilen o herif için Rüzgarı yine yarı yolda bıraktı. Garibim Rüzgarda acılar içinde, sürekli bir yakınını kaybediyor. Bir türlü hayatında güzel bir şey yaşayamadı. Hikayede öyle güzel bitmedi. Ben yazmış olsaydım muhtemelen Yağmura tek bir şans dahi vermezdim. Rüzgarı sevecek bir kadınla karşılaştırır, Yağmur'u da tımarhaneye kapatırdım. Böyle insanların rehabilitasyona ihtiyaçları var
Öncelikli olarak kitap hakkında söyleyebileceğim tek şey beni dehşete düşürmüş olması ikincisi ise okurken ki yarıda bırakma dürtüleri. Hayır sıkıcı olduğundan ya da pek ilgi çekici olmadığından falan değil bizzat yazarın olaya yaklaşımı beni biraz rahatsız etti. Her ne kadar objektif bir şekilde ele alınmış gibi dursa da yer yer yazılarında taraf tutma olduğunu okurken daha en başlarda hz.ali yi diğerlerinden ayırırken fark edeceksiniz.. Her ne kadar Şii- Sünni bölünmesi anlatılsa da çoğu yerde Şii yanlısı bir yaklaşım olduğu bariz nitekim kitabın (bölüm 9) 120. sayfasında cemel vakası anlatılırken bir anda kendinizi Hz. Aişe karşıtı düşüncelerde boğuşurken bulabilirsiniz . Onun dışında halifelik ile ilgili başından sonuna kadar Hz.ebubekir çoğunlukla hz.osmanı yeren cümleler ağırlıklı olarak yer alıyor. KİTAP TAMAMEN ŞİA BİRİ TARAFINDAN YAZILMIŞ GİBİ DURUYOR. kitapta anlatılan tek şey geçmişin sadece bir kaostan ibaret olduğu .. ve ben tehlikeli gördüğüm bu kitaba bir lisenin kütüphanesinde rastladım gençlere okutmak ne kadar doğru bilemedim..okuyacaklara tavsiyem öncelikli olarak araştırıp öyle okumaları...
Toplum ve toplumu oluşturan insana dair ve yine toplumca oluşturulmuş değer yargılarına karşı uyumsuz olan kahramanın topluma yabancılaşmasını, toplumu oluşturan diğer bireylerce ötekileştirilmesini konu alan varoluş felsefesine ve insan algısına dair düşündükçe derinleşen müthiş bir eser. Kitabı okuduktan sonra aldığınız lezzet okurken aldığınızdan daha fazladır.