Esra TOPAL

Esra TOPAL
@Esraca_Bakis
Eskilerin dilinde "Bahara çıkmak" diye bir tabir vardır. Kıştan, kardan, yokluktan, kıtlıktan, soğuktan, hastalıktan kurtulup selamete kavuşmaktır bu. İnsan için de, hayvan için de kullanılır. Ben de bu yıl bahara çıktım be! Onca dehşet havadisinin arasından, mânası kalmayan mevsim şeridinin yanından, asfaltlardan, naylonlardan, vitrinlerden, ekranlardan geçerek (Bir masal kahramanı gibi) bahara, papatyalara kavuştum. Ne mutlu papatyaları görenlere!
Sayfa 127·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Evliliği tanımlarken biz H2O örneğini kullanırız. Hidrojen de oksijen de atmosferde özgür, istedikleri gibi dolaşırlar. Fakat ikisi kimyevi bir aşkla bir araya gelirse suya dönüşür ve havanın uçuculuğundan suyun akıcılığına yükselirler. Havanın iniş çıkışı, soğuğu sıcağı çok geçişkendir. Oysa su stabildir. Evlilik de bir aşk-ı kimyevidir. Uçuculuktan akıcılığa, çalkantılardan durağanlığa bir yolculuktur.
Sayfa 130·Kitabı okudu
... Aşık Veysel bunu "aşk"a bağlıyor ki, haklıdır. "Güzelliğin on par'etmez Bu bendeki aşk olmasa." Demek ki "güzellik"in temelinde "aşk ile bakmak", "aşk ile görmek" var. Mesele "aşk" bahsine intikal edince şairin dediği gibi "sabaha kadar konuşsak" mevzuyu bitiremeyiz.
Sayfa 106·Kitabı okudu
Nerde o 'beklenen sevgililer'. Gidersen git, anında yenisini bulurum. Aşka vakit yok. Sevgiler gel-geç. Ama bu da bir bıkkınlık yaratıyor, bir doyumsuzluk. Sadakat kayboluyor, yalan alelade hale geliyor. Gerçek parmaklarımızın arasından kum gibi kayıyor. Biz ekrandaki sanal görüntü ile avunuyoruz. İnsanlar cambaza baksın diye ne kadar çok avutucu çıkıyor. Müzik, moda, turizm, psikolog, ilaçlar.
Sayfa 96·Kitabı okudu
Alıntı
Göklerde kartal gibiydim. Kanatlarımdan vuruldum; Mor çiçekli dal gibiydim, Bahar vaktinde kırıldım. (...) Hapishane Şarkısı I
Sayfa 8 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Şiir
Reklam