“Senin yanında kendim olamıyorum” cümlesi benim için en vurucu ennn acılı!
Ahh gelsin hüzünler, beyin yakan zihin açan düşünceler...
Şifa mı yara açıcı mı bilemedim.
Çarpıcı Çin Kültürü ile bezenmiş cahillikten kültür devrimine değin geçen süreyi yalın bir dille anlatıyor aslında ama en beğendiğim kısımlar vurucu halk deyişleri. “Köpeğin ağzından fildişi tüküreceğini mi sanıyordun?!” Ya da “Çeliğin iyisi bıçağın kesen yüzeyinde kullanılır, sapında değil” tarzı ilgi çekici trajikomik diyaloglar mevcut. Bir de kapanış cümlesi var ki; okuyan görsün ve keyiflensin:)
Sürekli kendini tekrar eden; “şey, bir, hiçbir, ölüm ve yaşam” kelimelerine gına getirten kasıntı deneme. Sığ kaldım ya da tarzı olmadı bilmiyorum ancak sevemedim.