"Akıllıya soru gerekmez; aptal ise boşuna sorar."
Artık biliyordu ki görevi, yaptığı hatayı düzeltmek değildi, hiç olmamıştı; yapması gereken , başladığı şeyi bitirmekti, ve bunu bilmek de hiç kolay değildi.
Söz sessizlikte,
ışık karanlıkta,
yaşam ölürken,
bomboş gökyüzünde
uçarken parlar atmaca.
Bütün hayatımızı, aslında ypmaktan başka çaremiz olmayan şeyleri rızamızla seçmeyi öğrenmekle geçiriyoruz.
"Yaktığın her mum, verir bir gölgeye doğum."
Git yat; yorgun adam aptal olur."
Duymak istiyorsan, sessiz ol."
İnsan bazı anlarda çalışamayacak halde olabilir, ama bu anlar eski başarıların hatırlanması ve daha sonra, engel ortadan kaldırıldığında, insanın şüphesiz daha bir azimle ve gayretle çalışacağının düşünülmesi için de en iyi zamandır.
"Aynı zamanda da soğukkanlı, hem de olabildiğince soğukkanlı bir düşünme eyleminin, çaresizlik içerisinde verilen kararlardan çok daha iyi olduğunu anımsamayı unutmuyordu."
“Ailem nasıl da sessiz bir yaşam sürüyormuş.”
"Herkes beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor."
“Biraz daha uyusam ve bütün bu saçmalıkları unutsam, nasıl olur.”
Alelacele koşup yaşama sığınmıyorsa insan, yaşamdan zevk alabilir mi?
İnsan geçmişini de aynı hızla unutmayı istemiş midir?
Dikkat çekmemek hayatta kalmak demektir.
Dönüşüm: yabancılaşmanın ağırlığı.
Bir günce tutma isteği bile gelmiyor içimden, belki içi eksiklerle dolu olduğu için, belki hep yarım kalmış ve görünüşe göre yarım kalması zorunlu eylemleri yazdığımdan ötürü, belki de yazmak bile hüzünlü olmama yol açtığından dolayı.
İçimde nelerin olup bittiğini, neler hissettiğimi açıklayamam size.
Kendime bile.
Öyküm uyutmazdı beni, ama sen düşlerle birlikte uykuyu getiriyorsun bana.