Anlatmayı Çok Düşündüm kitabı mutlaka hafızanızda yer edinecek ve özellikle ikinci yarısını soluksuz okuyacağınız bir kitap...
Bu yoruma kitabın sonundan başlayacağım çünkü en heyecan verici sayfaları son sayfalar.
Bu kitap "Her son bir başlangıçtır." Sözüne ithafen yazılmış sanki. Ve asla bir sonun tam da istendiği gibi bitmeyeceğini ancak "insan" gibi "akıllı" bir varlığın kelimeler ve sözcüklere anlaşabileceğini satırlara dökmüş. Lina ve Asya adında hikayeleri Paris Ve İstanbul arasında gidip gelen iki kızın mutlu olma çabalarının ancak geçmişlerini aydınlattıkları takdirde sonuç bulacağını fark etmeleri ve bir okul gezisiyle sokakları tarih kokan İstanbul'dan Işıklar Şehri Paris'e gitmeleriyle başlıyor macera. Asya iki yaşından beri görmediği babasını, Lina da Paris sokaklarında yaşadığı olayın arkasını aramaya gidiyor. Kavuşmaların en az ayrılıklar kadar çok olduğu kitabın son sayfalarında yaşamanın iki şehre de sığabileceğini öğreniyor baş karakterlerimiz. Ve hepimize umut etmeyi öğretiyor bu kitap aynı Lina ve Asya gibi. Beni Nehir Aydın Gökduman'ın kalemiyle tanıştıran ve kurgusuyla samimi anlatımıyla dikkat çeken bir kitap bu...
Okunacak naif ve huzur dolu öykülerden...
Bazen olur, bomboş hissedersin. Anlam yükleyecek bir şeyler ararsın. bunalırsın, bunlaldıkça bunlamaktan da daralırsın. yapman gereken şeyler vardır ama ne yapacak gücü ne isteği bulabilirsin. hayatının olumsuzluk ekiyle dolu olduğunu fark edersin sonra bir çıkış yolu ararsın ama ne kafa dağıtacak ne de kafa toplayacak bir çözüm yolu yok gibidir. Oysa tünelin çıkışı biraz üşenmeyip yorulmaktan başka birşey de değildir.
Hani olur ya bazen bir yere saklanıp hiç çıkmamak istersin, kimsenin olmadığı bambaşka bir dünyanın olmasını istersin, yalnızca uyumak istersin...
O zaman hatırla yalnız değilsin ve kafanın içindekileri sağa sola saçmaktansa oturup uzun uzadıya düşünmeyi tercih etmelisin... ♡