Allahın funny bi kulu

Allahın funny bi kulu
Körüm, o halde karanlık niye benden kaçıyor? Sağırım, nasıl oluyor da uğultum uzaktan beni çağırmaktadır? -İsmet Özel
Bütün bu önemli önemsiz, küçük-büyük sorunları izlemek olağanüstü bir bellek ve güçlü bir zihnî yapıyı gerektireceği düşünülürse, hiç abartmasız, Padişah'ın Osmanlı tahtına geçen en yetenekli hükümdâr olarak kabul edildiğini ve bu nedenle halkı tarafından son derece takdir edildiğini söyleyebiliriz. Bu muazzam nüfüz ve üstünlüğü sağlayabilmek için kuraldışı, fakat bazen insafsız araç ve yöntemler kullanmaktadır. Sıkı bir hafiye ağı payitahtın ve ülkenin en kuytu köşelerine kadar yayılmıştır. Nâzırları, erkânı, hizmetkârları ve sözüm ona en güvenilir dostları arasında bile birlik olunmasına izin vermemekte, onları gruplara, kliklere ayırarak, birbirlerine karşı oynamakta ve "Parçala ve Yönet" ilkesine uygun olarak mutlak egemenliğini sürdürmektedir.
Sayfa 133·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme Tarih
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bu anlamda Aytunç Altındal, "Emperyalizm, tabiatı gereği kaynamış kitle istemez. Yani, maliyesini ve siyasal düzenini denetlemek ihtiyacını duyduğu ülkede, 'milliyet' ayrımları bulunmasını ister. İster çünkü çıkarlarına uymayan durumlarda bu unsurları birer bunalım ve baskı aracı olarak kullanacaktır" diye ifade ediyor.
Sayfa 95·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme
Bu anlamda Abdurrahman Dilipak "Vahdet Ama Nasıl?" isimli eserinde bu durumu ne güzel ifade etmiştir: “Müslümanların her ahval ve şeriat altında Müslümanca yaşamaları için bir yol vardır. Müslümanca yaşamanın mümkün olmadığı yerlerde ise Müslümanca ölmenin bir yolu vardır. Mekke'de yaşayıp cehenneme gitmek mümkün olduğu gibi Moskova'da yaşayıp cennete gitmek de mümkündür."
Sayfa 86·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme
İnsanların yaptığı hataların dinlerine mal edilmesi doğru bir yaklaşım değildir. Fakat bu gerçeği değiştirmez. Bugün insanlar Türk'ün ya da Arap'ın yaptığı bir yanlış hareketi İslam'a mal etmede hiçbir tereddüt duymuyor. Hal böyle olunca bizim yaptığımız her hareket İslam'ın yaptığı bir hareket gibi algılanmakta, İslam'ı düzensiz, kötü insan yetiştiren bir kurum gibi aksettirmektedir. İslam'a saldırmak için fırsat arayan Batılı sözde aydın ve gazetecilere aradığı bu fırsatı altın tepside sunmanın gurbetçiye de mübarek dinimiz İslam'a da hiçbir faydası yoktur.
Araştırma-İnceleme
Dört yıl Avrupa'da kalmış, etrafını sürekli gözlemlemiş ve toplumsal olayların sebep ve sonuçları arasında bağlantılar kurmayı seven biri olarak şu an gurbetçilerimizin çoğunun o coğrafyada istemeyerek hayatlarına devam ettiği kanaatindeyim. Bu emektar insanlarımızı orada tutan sebebin sadece iki temel üzerinde tutunduğunu söyleyebilirim. Bunlardan ilki, Avrupa devletlerinin sosyal devlet olma ilkeleri ile bağlantılı şekilde ülkelerinde yaşayan insanlara yaptığı işsizlik, boşanma, çocuk parası vb. sosyal yardımlardır. İkinci sebep ise gurbetçilerimizin Avrupa'da doğup büyümüş ve bu kıtada iş kurup ya da evlenip iyi, kötü bir düzen kurmuş evlatlarından ayrılamamalarıdır. Birçok gurbetçimizin bu sebeple Türkiye'ye kesin dönüş yapamadığını, memleketinin gözünde tüttüğünü, burada ölmek istemediğini söylediğine şahit oldum.
Sayfa 75·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme