Allahın funny bi kulu

Allahın funny bi kulu
Körüm, o halde karanlık niye benden kaçıyor? Sağırım, nasıl oluyor da uğultum uzaktan beni çağırmaktadır? -İsmet Özel
Üsküdar'dan Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere'ye kadar karadan hiç denize uğramadan gidildiği için, Üsküdar tarafına Peygamber Toprağı denilirdi. İstanbul Üsküdar'dan bu yol tetkik edilen yolların en önemlisidir. Aynı zamanda Anadolu yollarının bel kemiği sayılır. Bu yolun önemi şudur, Birinci yol: Bu yol büyük bir askerî cadde olup, padişahlar bütün doğu şehirlerinde, hep bu yoldan istifade etmişlerdir. Söz konusu eser de, ilk önce Üsküdar'da Aziz Mahmud Hüdayî hazretleri ziyaret oluna. Merhum Şeyh Karaca Ahmed Hazretli ziyaret olunup sadaka verile. Çünkü burada Karaca Ahmed Mezarlığı içinde bir de Miskinler Tekkesi adıyla da bilinen cüzzam hastalarının tecrid edildiği (cüzzam hastahanesi) vardı. Önünde de bir tane sadaka taşı bulunuyordu. Her yolculuğa çıkan kimse, sağ sağlim olarak geri yurduna dönmesi için, bu sadaka taşına para bırakırlardı.
Sayfa 181·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme Tarih
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sultan Hamit, 1900 yılında müslümanlara, Şam ile kutsal Medine ve Mekke şehirleri arasında bir demiryolu yaptırma niyetini açıkladı. Gerekli parayı sağlamak için bütün dünya müslümanlarına mâlî yardımda bulunmaları çağırısı yapıldı. Yardım listesinin başında verdiği çeyrek milyon dolar ile Sultan bulunuyordu. 1904 yılına kadar 3,5 milyon dolardan fazla para toplandı.
Sayfa 178·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme Tarih
"Başlangıçta dinî görünümde olan Vehhabilik sonraları siyasî karekter de kazandı. Muhammed b. Abdülvehhab, Muhammed b. Suud ile anlaştığı andan itibaren tamamen dinî oluşunu kaybeden bu akım, önce komşu boyları egemenlik altına almada, daha sonra Osmanlı İmparatorluğuna başkaldırmada bir heyecan kaynağı oldu. Tanrı adına yapılan cihadlarla Kerbelâ yağmalandı, Mekke, Medine, Taif gibi kutsal şehirler alındı. Padişahın adı hutbelerden çıkartıldı, Mekke ve Medine'nin hizmetkârı sıfatı ortadan kaldırıldı, hac yolları kapatıldı. Vehhabî hareketi, maddi ve manevi yönden Osmanlı imparatorluğu için bir felâket oldu. Şam ve Bağdad valileri hareket karşısında güçsüz kaldılar. Nihayet bu akım bir devlet oldu. En geniş ve en güçlü durumu 1807-1811 yıllan arasına rastlar. Bu hızlı güçleniş Vehhâbî doktrininin sağlamlığından, güçlülüğünden çok, bedevilerin fakir, yağmacı yapılarına uygun ortam bulunuşu, Araplık şuurunun uyanışı ve nihayet Osmanlı İmparatorluğunun güçsüz devresine rastlamasındandı. Mehmed Ali Paşa (1770- 1848)'nın görevlendirilmesiyle faaliyetlerinin sınırlandırılması sağlanan Vehhabîler, XX. yüzyılda diğer etnik guruplar gibi batılı Emperyalist devletlerin yardımı ve teşvikiyle Osmanlı İmparatorluğundan -Suud ailesine bağlı bir Arap Krallığı olarak- ayrıldılar.
Sayfa 166·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme Tarih
1222/1807'de Vehhabîler, 10.000 silahlı ile yolları tutmuşlar, hacıları müşrik sayıp 200.000 altın istemişlerdir. Bunun üzerine hacılar arasında bulunan Maraş Müftüsü Mahmud Efendi, yol emniyetinin kalmadığını ve haccın sâkıt olduğunu beyan etmiştir. Kafile dönmüştür. Durumu Şam Valisi Abdullah Paşa arz ile sadârete bildirilmiştir.
Sayfa 165·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme Tarih
Kâbe'ye surreyi deve üstünde süslü bir çadırla göndermek Hz. Muhammed zamanına kadar giden çok eski bir gelenektir. Hz. Muhammed sefere gidişlerinde kendilerinin binmiş oldukları deveye "Mahmel-i Şerif" veya "Mahfil-i Şerif" denirdi. Bu inanca göre Hz. Muhammed'in ailesi de Mekke'den Medine'ye deve üzerinde böyle bir çadır içinde götürülmüştür ki; bunu tasvir eden minyatürler vardır. Bu giderek gelenek olmuş ve daha sonrada sultanlar tarafından surre devesi ve üzerinde çadır göndermek şeklinde devam etmiştir. Saraydan surre ihracı büyük bir merasimle yapılırdı. Çok önem verilen bu merasimin büyük bir teşrifatı vardı.
Sayfa 146·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme Tarih